Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: __deepnot düşmek için'  (Okunma Sayısı 832 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
papatya
B.Ö Üye ***
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 107


« : 03 Mart 2007 21:05:55 »

     
  "...atlamak isteyip de kıyısında dolaşanlar için, kamburken dik durmaya çalışanlar için, sıkıp sıkılanlar için, isteyip gidemeyenler için, fena şeyler düşünüp korkmayanlar için, takmayanlar için, küçük harfleri sevenler için, büyük sözler söylemek değil, hayata dair bir deepnot düşmek için..."       
 
 
Logged

masal bu ya..
onlar anlamaz bundan
manowar83
B.Ö Üye *
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #1 : 03 Mart 2007 21:44:24 »

edebiyat başlığı var ama ne yazık ki  güzel türkçemizi katletmişsin dilimizi koruyalım lütfen bir milletin var oluşu ancak en başta dili ile olur. sömürgeci devletlerin ingilizcesine (kelime yazılışı veya okunuşuna ) köle olmayalım kullanmayalım.
     
  "...atlamak isteyip de kıyısında dolaşanlar için, kamburken dik durmaya çalışanlar için, sıkıp sıkılanlar için, isteyip gidemeyenler için, fena şeyler düşünüp korkmayanlar için, takmayanlar için, küçük harfleri sevenler için, büyük sözler söylemek değil, hayata dair bir deepnot düşmek için..."       
 
 

Logged

ROCK
Doink
Administrator
B.Ö Üye *****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 653

el insaf ya nejad


WWW
« Yanıtla #2 : 04 Mart 2007 00:48:43 »

papatya dönüşün güzel oldu Gülümseme
Logged
papatya
B.Ö Üye ***
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 107


« Yanıtla #3 : 28 Mayıs 2007 19:36:25 »

        "Gece olmuyor bir türlü dedi adamcağız, -cağız ekini neden kullandım bilmiyorum, paçaları ıslak ve söküktü, belki ondandır, belki de değildir! Kulaklarımda az duyar, nasıl duyuyorum böyle berrak? Cevap adamcağızın düşünce ağına takılmış bile!

-Algıda seçicilik !



Hani bilmesem neyse, eli kalem tutan herkes vuramaz kendini hayatın yokuşuna, çünkü o yokuşu çıkmak için önce bir inebilmek lazım düşlerden. Beynimde tekler arada bir, dünyamı daralıyor, ben mi çok genişledim? Cevap adamcağızdan geldi yine;

-Anlamlar değişkendir!
-Görecelidir diyorsun?!
-Evet.

Ellerim üşüdü, yorgana mı sığınsam şimdi, yoksa bahane mi arıyorum üstünü örtemediğim yalnızlık duygusuna. Bir bilge lazım şimdi bana, şöyle serilsin karşıma, ukala ukala konuşsun bir şeylerden, alakalı alakasız. Yok olmuyor böyle, bahane değil biliyorum, anlıyorum dünya bir beden dar geliyor. Derken adamcağız atılıyor lafa, ruhunda bilgelik var…

-Üstünü örttüğün yalnızlık sana ait değil.
-Peki kimin dersin?
-Omuzlarından silkele şu melekleri önce bir, azı dişini söküyorlar, hissetmiyor musun?
-Onlar kötü huylu değil.
-Şeytan da melektir ! diyorsun.
-Sen fazlaca bilgesin.
-Bak evlat, gecemin içine etmeden ya uzaklaş kaoslarını da alıp, ya da bil ki ben konuşurken sen susacaksın.

(Bu bölüm sustuğum kısım, susacaksın dedi mi, yazacaklarını da kendine saklayacaksın!!)

-
-
-
-
-
-
-
-

Neden sonra adamcağız kaldırdı bakışlarını düşüncelerimin kuytularına, hipnotize olmuş indirdiğim umutlarıma bakınıveriyordum, alçakça. Elini attı omzuma, sanki hiçbir şey demek ister gibiydi, çok şey sustu. Ben bilgelik arıyordum, hani nerde sözler? Yer yarılsa da içine girsem şimdi. Paçaları ıslak ve sökük diye, kendi toparlanıklığımı örter sandım!
On yıldır susmuş birinin çatallaşmış sesiyle irkiltti sözcüklerimi, anladım bu bilgelik zor işti. Üstelik bende bu dünyaya mı dar gelmeye başlamıştım ne !!

- Ne arıyorsun bu köprünün altında, hayatın buralardan geçtiğini mi sanıyorsun?! Yanıldın evlat. Ben bir aynayım, ne görüyorsun kendinde, sakın söyleme. Sen bende görebileceklerine hayat adını vermek sevdasında üşüyorsun, üstünü örttüğün yalnızlık sana ait değil. Şimdi aslında ne kadar dar geldiğini anlayacaksın düşünmenin bu hayata, kaybolmak istiyorsun yorgan altlarında, ellerinin üşümesi dursun diye değil, belki o eli yok edecek bir sıcaklığın hayaliyle. Nafile adımların bana kadar ulaşmış, oysa gölgeme bak, güneş yokken ne kadar da aciz. Hani nerde? göremiyorsun değil mi? Bende göremiyorum ama nerde olduğunu biliyorum. O şimdi başka bir gezegende kendi gibilerle açmıştır bir çilingir sofrası, mezesini ya dünyadan almıştır; ya da ben ona fazlasıyla meze olmuşumdur. Tozlanmıştır belki bildiklerim, ama kanma bildiğimi zannettiklerime, sana en içli hikayeyi anlattım, düşün ve yaz şimdi. Omzunun hangi tarafında kalem, hangi tarafında kağıt? Onlar hangi huylarında ki bu kadar eminsin kendinden?! Sus sonra, şimdi devam et sessizce yazmaya.
Bir karakterin ana hatlarını çiz, ortalama bir sayfaya sığsın hayatı, sonra başla şekillendirmeye. Saçları karaşındır eminim, okula geç başlamış bir çocuk edasında, sancılı koridor kokularında tarıyordur saçlarını en sevdiği üç bebeğinin. Elleri miniciktir, dokunmayı öğreniyordur, hayatın üzerine en çok basılmış basamaklarına. Acının kaçıncı mevsiminde barınmayan on üçüncü ayın olabilirliğine tutunmuştur. O biliyor … Sayıyor çünkü ayak parmaklarındaki çürükleri. Boyu serpilmiştir, ne çok uzun; ne de çok kısa. Kimliksiz bir ruhun, fişlenmiş karakterini oynuyordur on sekizinde. Hüznün adını bulabilir mi yirmi beşinden evvel? Sanmam. O en iyi acıyı bilir, en iyi acıyı biler. Yaşadıklarının kronolojisini tutar an be an içinde, onlarla beslenir; ama onlarla yaşamaz asla. Yirmi beşinde hayat bitmiştir, kaçında neler göreceğini bilmenin huzurunda, kah ölümü bekler, kah yeni acılara alabanda sancak verir. Tam yol ileri … Bana kendinle gelip, beni sorma evlat. Ne sen’ler, ne ben’ler gördü bu hayat. O seni alt etmeden, sen onu alt etmeye kalkma, unutma onun senden daha çok payı var bu dünyada, sen kendi payında ancak kendi paydalarınla kavrul. Zamanı geldiğinde sus, o zaman çok şey konuşacaksın; aradıklarına da, aranıldıklarına da…
Sana benden hakkısükût olsun sözcükler, zamanı geldiğinde haykırırcasına sus. Bu köprünün altından çok sular akar, ayna olduğunda, toparlanıklığını dağıtmak isteyene, dağınıklığından yarar umma. Bil ki, şu andan ne öncesi, ne de sonrası var. Oysa biliyoruz : hem önceleri, hem sonraları …

-Sence insan neden öleceğini bilerek yaşar? Ve neden tek doğar?

(Konuşmam lazımdı...)

- YALNIZLIK.
- Algıda seçicilik !
Üstünü örtme üşümüşlüğünün, her ısınma bir yitmedir kendinden. Eğer ille de gideceksen, geri döneceğini de bil…………


(Gece ne çabuk oldu.)
Logged

masal bu ya..
onlar anlamaz bundan
zeze
B.Ö Üye *
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 41



« Yanıtla #4 : 03 Ocak 2008 03:39:23 »

   WSPlm 65 75 10-73 118-6

kartallar hani yüksek uçardı ?
 göbeğimizde kaldı bütün yüzler; çukur bağlarımız da bir koku...

         şimdi mızıkamı elime alsam gelirmi leylekler...
Logged

istanbulda; kayboldu hayyam
tanrı eriyor,
zaman yıldızlı ela...
tüm denemeler
kekemelerimizden...
papatya
B.Ö Üye ***
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 107


« Yanıtla #5 : 28 Mayıs 2008 17:52:20 »

Durmadan avuçlarım terliyor.İnildiyor ardımdan girdiğim çıktığım kapılar.Trenim gecikmeli yüreğim bungun
Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar...

..................Kimi zaman bir çocuğum bir müzik kutusu başucumda
Ve ayımın gözleri saydam.Kimi zaman gardayım yanımda bavulum yılgın ihtiyarNe zaman bir dosta gitsem evde yoklar...............

Dolanıp duruyorum  ortalıkta
Kedim hımbıl yaprak döküyor çiçeğim
Rakım bir türlü beyazlaşmıyor
Anahtarım güç dönüyor kilidinde

/////////Kimi zaman bir çocuğum bir müzik kutusu başucumda.Ve ayımın gözleri saydam.Kimi zaman gardayım yanımda bavulum yılgın ihtiyar
                                                                                          Ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar

'Bekliyorum bir kapının önünde.Cebimde yazılmamış bir mektupla.Bana karşı ben vardım çaldığım kapıların ardında.Ben açtım ben girdim selamlaştık ilk defa..
Kimi zaman bir çocuğum bir müzik kutusu başucumda
Ve ayımın gözleri saydam
Kimi zaman gardayım yanımda bavulum yılgın ihtiyar
Ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar
Logged

masal bu ya..
onlar anlamaz bundan
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 505



« Yanıtla #6 : 29 Mayıs 2008 21:56:59 »

"insan usul usul ölmek için gelir dünyaya.
başlar her gün biraz daha insan olmaya.
ve ölürken usul usul ne tuhaf;
aşık olur, kedi besler, isim verir eşyaya."

...

Bir kabuk içinde
Birbirinden ayrılmaz
(: )
Aşk ve acı yüreğimde
İkiz badem içidir.

...

Benim bu dünyada bir yerim olmadı,
Kuytu gövdemi saymazsak eğer.
Gövdem ki varla yok arası,
Hem varlığa, hem yokluğa değer.
Ama yüreğim hiç solmadı.

...



Metin Altıok'un birbirinden güzel şiirlerinden sadece birisi ''evde yoklar''

Kumdan kalelerin denize doğru albümünde Kerem Doğrar'ın sesinden dinleyin. Farklı duygularda bulacaksınız kendinizi.

saygıyla...
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
XHTML | CSS | Aero79 design by Bloc Bu Sayfa 0.337 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu