Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sözde Toplumsal Sinema Yönetmenlerinin Paradoxu  (Okunma Sayısı 326 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
maymundan gelen
B.Ö Üye *
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14



« : 12 Eylül 2006 17:46:18 »

kimi filmler bir karakter üstünden yaratılan hiç olmamış ama gerçekçi olan hayatın içine sokar seyirciyi. böylesi bir hayata kapılan seyirci üzüntülerini ve mutluluklarını bu hayatın gidişatına endeksler film süresince ve film sonrası kendisinin olmayan bir hüznü yada mutluluğu yaşar yani kendi olmaktan çıkar. bu tür filmler çağımız sinemasının en çok ilgi gören filmleridir.
nedir bu filmlerin ilgi görmesinin sebebi ?
nedir alternatif basın ,sanat ve bir sistemi takip eden kimi insanları bile içine çeken bu beyin yıkayan filmlerin var olma sebebi
ilk sorunun cevabı: sinema kişinin kafasında bir hayal etme sanatı olarak yer etmiştir. ve sinema özenilen bir İŞ DALI olarak gözükür böylesi bir düşünce yani gerçek olmayan bir sinema bilnci; ikinci sorunun cevabından ötürü az alternatifli bir ürün piyasasında yaratılan yalancı bir tarz ve zevk doğurur bunun sonucuda kasti yaratılan piyasanın gerçek olmayan yalancı sanatsallığını doğurur bunlar tek bildiklerimizdir ilgimiz burdan doğar.   
ikinci sorunun cevabı ise sistemin yarattığı bir politikadır sistem eleştirisiz bir toplum yaratmak amacıyla uzun yıllardan beri (hollywood sinemasının komünistlerin elinden alınmasından bu yana) yürütülen bir politikadır.
gelelim toplumsal sinemanın paradoxuna
bilindiği üzere yılmaz güneyden sonra bu sinema türünü hakkıyla temsil eden bir yönetmenimiz gelmemiştir toplumsal sinema sistemin bu yüzünün aksine gerçekleri ve eleştirme yetisini kişiye yani sanat tüketicisine vermek için çabalar.ama günümüzde yer alan toplumcu yönetmenlerin zamanla sınıf atlayarak sistemin ve piyasanın en büyük reklamcıları ve temsilcileri olması ülkemizde bu türün şu an var olmadığını gösterir çelişki burda patlak vermeye başlar,bu kişilerirn elde ettiklerini (mülk,itibar vs.vs.) kaybetmemek adına uğradıkları değişim ve halen bu kişilerin devrimcilerin inancından ve alternatif düşüncelerin ''karizmasından'' da yararlanmak adına takındıkları yalancı yüz.
böylesi asimile olmuş bir toplumda tek ricam alternatif olmaktan yana  olalım sinemanın gücü ortada bu gücün bizi kandırmasına izin vermeyelim, ve eleştirme yeteneğimiz kaybetmeyelim filmleri önce sevip sonra düşünmeyelim önce eleştirip sonra sevelim.
saygılarımla. 
                                                                                                                                         Taylan ...
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2006 17:51:04 Gönderen: adalı » Logged

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
XHTML | CSS | Aero79 design by Bloc Bu Sayfa 1.374 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu