Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 da 3083 sayılı yasayla, Hasan Ali Yücel’in Bakanlığı – fikir babası İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kuruldu...
1930 lar Türkiye’ sinin nüfusunun
% 80 nin den fazlası köylü olan, çağdaş köy kalkınma modeline uygun olarak bugün dahi bir çok ülkeye örnek olabilecek üretime dönük öğrenimi öngören eğitim kurumlarıydı. Başka bir deyişle Anadolu’nun aydınlanması idi.
Köy çocuklarının alındığı bu okullarda amaca uygun olarak eğitildikten sonra geldikleri köylere donanımlı
( tarım, iş, sanat, sağlık ) öğretmen olarak gönderiliyorlardı.
Köylülerin bu gibi aydınlanma sürecinden rahatsız olan toprak ağaları, Cumhuriyet karşıtları ve din istismarcılarının çıkarları bozuluyordu. Onlar için bu kurumların kapatılması gerekiyordu ve kapatıldı.
Eğer kapatılmamış olsalardı; gidilmemiş köy, okulsuz çocuk, işlenmemiş toprak, kullanılmamış su, aç- açık insan, işçileri sokaktalar da aç dolaşan kapatılmış fabrikalar olmazdı. Eğer kapatılmasalardı işçilerimiz yabancı ülke kapılarında iş aramayacaklar, aileler bölünmüş olmayacaklardı. En önemlilerinden bir tanesi de, bugünkü töre cinayetleri işlenmeyecekti. Son yıllarda üzerinde en çok durulan köy boşalmaları yaşanmayacaktı. Çünkü insan için gerekli olan hizmetler köyde üretilir olacaktı. Kapatılmamış olsalardı bu günkü özgürlük kavgaları yapılmayacaktı. Çünkü ''KÖY ENSTİTÜLERİ BİR ÖZGÜRLÜK ve ÖZGÜRLEŞME EYLEMİ'' idi...
Komünist yetiştiriyor gibi alakasız iddalarla böylesi mükemmel bi eğitim olayı yok edildi...
Sizinle paylaşmak istedim arkadaşlar eğitim anlamında Türkiye' nin büyük reformlarından biriydi fakat bunuda kamçılamayı başaran o zihniyet bugün sonu belli olmayan bi yolda Halkı sürüklüyor ve sürükleniyoruz ... Şuan keşke herşey daha farklı olsaydı bu gerici akımla boğuşuyor olmak yerine her yeni gün yeni bişeyleri üretmenin tadına varabilseydik....