deli afitap
Global Moderator
B.Ö Üye ***
   
Offline
Mesaj Sayısı: 106
.........
|
 |
« Yanıtla #9 : 18 Şubat 2007 19:08:30 » |
|
ÇIĞLIK'A GÜZELLEME yıldızsız bir gece düşün,soğuk,karanlık,yalnızlık yağmuru kadar sessiz ve hayata küsmüş.bir de güneş düşle gökyüzünde sıcak,aydınlık kıpırtısı olan yaşamın her noktasında.sence hangisinde olmalı insan?iki dere düşle.biri etrafı yeşil,diğeri sarı.hangisinde yıkanır sevda?can düşün ,iki parça.biri senindir;diğeri uğruna 'mutasyon' yaşadığın sevgi,barış,kardeşlik ve özgürlük dolu bir dünya.bu can daha fazla parçaya bölünmez.ölümü düşle.herkes kendi payına ölür.biri,ardında hiçbir iz bırakmadan ve hayata dair hiçbir şey yapmadan göçüp gider.diğeri,daha güzel ve yaşanası bir dünya özlemini kor bir ateş gibi yüreklerde hissettiren ve ölümü bile kıskandıran bir can..
zamanı kendihaline bırakmamak ve kayıt düşmek için belki de...aslında kendimizi anlatmak kadar zor.dokunulmuş bulutlar söylencesi kadar yalan,ama mümkünsen asolan; KAZIM
yaşadığımız yere ait olmak biraz da kestirme yolları bilmekle ilgili olmalı.çünkü bulvarlar,resmi geçit törenleri ve 'ziyaretçiler' içindir.bizler yaşamımızın bir anında,bir yerinde ve boyutunda şu ana kadarki ömrümüzün kestirme yollarında karşılaştık KAZIM'la.ve bizim işimiz değildi bulvarlarda selamlaşmak.bir okul önünde öğrenci olduğumuz için ve zaten üniversiteler bizim olduğu için ya da bir stüdyoda majör ile minörün,makamsız,gönülsüz ve ton tutmaz vakitlerin ya da bir kulisin içinde,sahnenin önünde,kalabalığın arkasında,yalnızlığın dışında ya da bir anmanın,yürüyüşün sessiz,çığlıksız ya da neye sayarsanız işte!..
kndi lisanımıza kattıklarıyla da konuştuk şu yaşam dilin.ırak taki gözyaşlarının rengini gördü 'karadeniz'de',filistinli 'küçük generallerin' yüreklerini büyütmek için bir taş da o almıştı eline.karadenizin artık sahilsiz yolları,cadı kazanı çernobil,vadileri 'fırtına' nın,yani bize emanet ettiği 'vicdan'ı ve orada var ettiği herşey.
ikikare arası zamanları zamansızlığa dönüştüren yaratıları,sesleri,ezgileri,şarkıları,sahnedeki büyü,sevinç ve çoşku...
ardından artık ne yazılır ,çizilir ve söylenirse...
ruhlarımızın ,bu kadar, yaşamlarımızın gerisinde kaldığı bir dünyada 'vicdanı' ile bize el sallayan KAZIM.ve her daim bizler o eli avuçlarımızda bileceğiz.
bir haykırışsa yaşamak avazımızı sağırlar duysun,çığlıklarımızdan geceler irkilsin,dilsizler konuşsun,kör yürekler görsün,yer gök selamlaşsın svdamızla.haykırıyoruz bir kavga soluğuyla bir kez daha KAZIM
hilmi yarayıcı,erdal güney,recep yürekdurmaz
|