Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse
buraya tıklayın
.
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
Ana Sayfa
Yardım
Radyo
Giriş Yap
Kayıt
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
>
KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-BİLİM-FELSEFE-ÇEVRE
>
Kültür Sanat Edebiyat
>
şiirler (duygu yumagı)
Sayfa:
1
...
3
4
[
5
]
6
7
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: şiirler (duygu yumagı) (Okunma Sayısı 8631 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
prusias
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 82
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #60 :
01 Haziran 2007 12:03:06 »
___bir akşam üzeri,rahmet yağarken...
___iğneyle,saatle,bir kadın çorabıyla.asılmak saat'ti.
fark ettim yüreğimde düş
düşüme düş
sevgilim ol....
__bu ilk değil bir şiir'de yalnız kalışım.
soyunsam düşlerimde gecene;hican
olu aksam nehrine,
hissedermiydin aşk.
__son renk siyah______
b.a
Logged
daha ne kadar chinaski
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 505
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #61 :
03 Haziran 2007 03:17:40 »
kaybettim memleketimi
yalanlar şehrinden
çocukluğumun şehrine
yemin ederim ben terk etmedim seni,
dünya ayaklarımın altından kaydı
tutunamadım en sevdiğim caddene
küçücüktüm, sen kocamandın
ben güçsüzdüm, zavallıydım
giderken ben ağladım
güçlüydün, sen soğuk durdun
ben gittikten sonra, duydum
güneşide kovmuşşun,
sokakların ıslak, gökyüzün karanlıkmış
dönemedim sana
ben üzgündüm,
silinmişti ayak izlerim
haberini aldım ama
yolunu bulamadım
yalanlar şehri burası,
önce umutlarım terk etti beni
sonra mutluluklarım
güneşi de silmiş bu şehir
yıldızları da
bir gölgem şahitti sana
onu da sende unuttum
yaşayamadım doğrularımla bu şehirde
yalanlar uydurdum kendime
bir sokak lambası olsun dedim bu şehrin
gölgem düşsün ardıma
sıkı sıkıya tutunurum ona
ve geri dönemem sana
ne sen o güneşli çocukluğumun şehrisin artık
ne de ben o küçücük, mutlu çocuğum
senin gökyüzünden bulutlar hiç eksilmemiş
gül yüzünde 'yağmur'ların hiç bitmemiş
benim ayak izlerim silinmiş sokaklarından
başka şehirlerin yağmurları yağmış üstüme,
yalan gölgeleri düşmüş yüzüme
ben unutmuşum sokaklarını
sen kocaman binalar dikmişsin arka bahçemize
haberin olsun,
ben terk etmedim seni
dünya kaydı ayaklarımın altından
yemin ederim tutunamadım...
batuhan özgün
''neresi sıla bize? neresi gurbet ? yollar bize memleket...
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
yasin b.ö
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 98
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #62 :
03 Haziran 2007 17:58:21 »
EY TÜRK FAŞİSTİ!
Birinci vazifen Türk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri dişleyip duvarlara saldırmaktır.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri çamurlara serip üzerinde ağzın köpürünceye kadar
tepinmektir. Bu temel partinin hazinesidir.
Bir gün nümayiş yapmak için emir alırsan, bütün
polisleri yanıbaşında bulacaksın.
Meydanlarda, kitaplarını yaktığın, namuslu insanlar, bütün dünyada eşi emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabi tutulabilir. Emniyet müdürlüğümüzde dövülebilir. Demir Ahmet tarafından sövülebilir. Bütün malları mülkleri zaptedilmiş matbaaları yıkılmış, gazeteleri
kapatılmış, evleri tarumar edilmiş, çoluk çocuğu dağıtılmış, haneleri işgal, kendileri perişan edilmiş
olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim
olmak üzere Amerika’dan borç dahi alınabilir. Hatta bu borç alınan paralar ziyafetlerde yenilebilir.
Ey faşist yumurcakları! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi bütün bu yapılanları kafi görmeden, vazifen
matbaaları yıkmak, makineleri ısırmak, namuslu
vatanperverleri parçalamaktır. Muhtaç olduğun kazma, balta, Halk Partisi”nin ambarlarında mevcuttur.
Aziz Nesin
Logged
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 505
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #63 :
04 Haziran 2007 01:06:21 »
üşüdüğümden değil
I. uzuyor zaman
bir ben biliyorum
gecelerin ne bitmez olduğunu
bir de yatalak hastalar
yorgun bir gam türküsü bana artakalan
üzerinde uyanıp durduğum sarı yapraklardan
o uzayan gecelerde
fırtınalar dallarını kırıyor ağaçların
bir at can çekişiyor önümde
sanki kıyamet kopuyor
çocuklar annelerine,
anneler çocuklarına koşuyor.
uzuyor geceler
üşütüyor geceler
ürkütüyor geceler
kar kefenlerken bedenimi
hayır,
üşüdüğümden değil titremem
kar yağdı diye değil!
gece gündüze dönerken
kanatmayıp yakıveren hançerden
II. ve sonra sabah oluyor.
bir minibüse biniyor,
herhangi bir durakta iniyorum.
yollara düşüyorum
sakınmıyorum ayaklarımı su birikintilerinden
sakınmıyorum kalbimi su birikintilerinden
parklarda, bahçelerde duruyor
boyacı çocuklara
efsunlu hikayeler anlatıyorum.
bir deli nem yürüyor hikayelerden,
sokağının kaldırımlarından,
nar ağaçlarından.
siliyorum parmak izlerini gözlerimden,
vapurlardan, iskelelerden, sandalyelerden
bembeyaz karlar gibi
düşüyorum gökyüzünden
hayır!
üşüdüğümden değil titremem
kar yağdı diye değil!
necati kaya
savrulur hikayelerim; bozkırların taşralı istasyonlarını arar dururum...
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 505
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #64 :
09 Haziran 2007 02:54:22 »
MÜZİK
Müzik çeker beni, deniz gibi, çok kez,
Yıldızıma doğru,
Öyle ulu, esmer, gökler ki hiç bitmez,
Yelkenim dopdolu;
Giderim, göğsümü şişirmiş soluğum,
Uçarım rüzgarda
Yuvarlanan dalgaları aşıyorum,
Geceyim orada;
Duygularımda kıpırdayışlar başlar
Acı çeken gemi,
İyi rüzgarlar, fırtınalar, hortumlar,
Burgaçlar beni
Sallar! Bir sabah da, dingin mavi,ayna
Umutsuzluğuma.
Charles BAUDELAIRE
herşeyin bir sonu var!.. yaşamın da... oysa; ölümsüz olan, şarkılardır...
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
Doink
Administrator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 653
el insaf ya nejad
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #65 :
12 Haziran 2007 23:41:07 »
afedersiniz siz baharmısınız,
biraz hatırlatsak bizi tanırmısınız.
biz hep sizin hayalinizle yaşardık,
size dair şiirler yazardık.
geceye yüzünüzü çizer,
hangi yalnızlığa kendimizi atsak
sizin göğsünüzde soluklanırdık
saçlarınız alev, alev dalgalanırdı omuzunuzda.
yağmura inat güneşi eken bizdik mahzunluğunuza
bazen bir rüzgar gibi eser,
bazen bir şimşek gibi çakardınız.
sanki yüreğimize kılıç saplardınız.
parmak uçlarınızda sevda nakışları,
sizin gülüşünüz aydınlatırdı
bu soğuk, bu kurak kışları.
bakışlarınız acımasızca kara
bizi vurup, vurup giderdiniz akşamdan sabaha.
saçınızı düz tarardınız,
afedersiniz nasıl tanımazsınız.
biz hep sizin hayalinizle yaşardık,
en sevdiğiniz çiçekleri toplardık.
bir sepet gül, biraz lale, birde sümbül
küçük bir serçenin kanadından bile gocunurdunuz.
karşı taraftaki o zehirli evi nasıl unutursunuz.
kirpiklerinizde yangın izi,
ağzınızda çocuk nefesi,
bir odadan bir odaya koştururdunuz,
yavrusunu koklayan ceylan misali.
namusunuzu korur gibi koklardık sizi,
el sürmeyecek kadarda bilirdik hikmetimizi.
afedersiniz siz baharmısınız,
rica etsek ortaya çıkarmısınız.
biz hep sizin hayalinizle yaşardık,
sizinle aynı anda güne başlardık,
henüz mahçuptunuz size tutulduğumuzda,
nasılda mutlu olurduk bize tutunduğunuzda.
sonra nedense gözlerinizi başka dünyalara çevirdiniz,
önümüze kapkara bir bulut getirdiniz.
şımarık ve rahat bir tavrınız vardı,
bu halinizle üstünüze ne giyseniz yakışırdı.
hayatınızdan hiç eksik etmediniz gezmeleri,
temiz giyimli, kirli adamlar alırdı, sizi geceleri
biz bunu kıyamet alameti sayardık,
içimizi sis bürürdü,
yapraklarımız dökülür,
sanki usul, usul dağlar yürürdü.
uykularda yer bulamazdık
kanlıca iskelesinde,
elimizi başımıza koyar,
gizli, gizli ağlardık.
şimdi ne desek, ne söylesek size az
unutmayın, bu devran kimseye kalmaz.
acı nerden gelirse gelsin,
yiğit, yiğittir yakınmaz
kusura bakmayın epey zamanınızı aldık
oturduk üstüne birde şiir yazdık
bilmem artık bu cüretimize ne dersiniz
afedersiniz ama, siz bahar değilsiniz
siz, o bahar değilsiniz
siz maalesef bahar değilsiniz.
kerem alışık'tan beklenmeyen bir şiir
Logged
yasin b.ö
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 98
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #66 :
26 Haziran 2007 11:47:21 »
MERHABA
Dünyanın ucunda bir gül açılmış
Efil efil esen yele merhaba
Karanlığın sonu bir ulu şafak
Sarp kayadan geçen yola merhaba
Gün be gün yüreğim ulu yalımda
Engel tuzak kurmuş bekler yolumda
Zulümlerde işkencede ölümde
Bükülmeyen güce kola merhaba
Acıda kahırda çekmiş geliyor
Güneşten boşanmış kopmuş geliyor
Bir ışık selidir sökmüş geliyor
Nazım usta coşkun sele merhaba
Alınacak Anadolu'nun öcü
Yerde kalmıyacak çekilen acı
Açıldı geliyor şafağın ucu
Şu doğdu doğacak güne merhaba
Selam olsun dört bir yana merhaba
Akan kana düşen cana merhaba
Hesap sorulacak güne merhaba
Türküler söyleyen dile merhaba
Yaşar KEMAL
Logged
yasin b.ö
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 98
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #67 :
29 Haziran 2007 16:32:59 »
ÖLÜME DAİR
Buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
Biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
Ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
Buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.
Neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
Osman oğlu Hâşim.
Ne tuhaf şey,
hani siz ölmüştünüz kardeşim.
İstanbul limanında
kömür yüklerken bir İngiliz şilebine,
kömür küfesiyle beraber
ambarın dibine...
Şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız
simsiyah başınızı.
Kim bilir nasıl yanmıştır canınız...
Ayakta durmayın, oturun,
ben sizi ölmüş zannediyordum,
hücreme pencereden girdiniz.
Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
hoş gelip sefalar getirdiniz...
Yayalar-köylü Yakup,
iki gözüm,
merhaba.
Siz de ölmediniz miydi?
Çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?
Demek ölmemişsiniz?
Ya siz?
Muharrir Ahmet Cemil?
Gözümle gördüm
tabutunuzun
toprağa indiğini.
Hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan.
Onu bırakın Ahmet Cemil,
vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
o ilâç şişesidir
rakı şişesi değil.
Günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapyalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz...
Ben sizi ölmüş zannediyordum.
Başucumda durup el ele verdiniz,
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz...
Bir eski Acem şairi :
«Ölüm âdildir» — diyor,—
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»
Hâşim,
neden şaşıyorsunuz?
Hiç duymadınız mıydı kardeşim,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü?...
Bir eski Acem şairi :
«Ölüm âdildir» — diyor.
Yakup,
ne güzel güldünüz, iki gözüm.
Yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...
Fakat bekleyin, bitsin sözüm.
Bir eski Acem şairi :
«Ölüm âdil...»
Şişeyi bırakın Ahmet Cemil.
Boşuna hiddet ediyorsunuz.
Biliyorum,
ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...
Bir eski Acem şairi...
Dostlar beni bırakıp,
dostlar, böyle hışımla
nereye gidiyorsunuz?
Nazım HİKMET
Logged
yasin b.ö
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 98
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #68 :
29 Haziran 2007 16:34:41 »
YİNE ÖLÜME DAİR
Zevcem,
ruhu revanım
Hatice Pîrâyende,
ölümü düşünüyorum,
demek ki arteryo skleroz
başlıyor bende...
Bir gün
kar yağarken,
yahut
bir gece,
yahut
bir öğle sıcağında,
hangimiz ilkönce,
nasıl
ve nerde öleceğiz?
Nasıl
ve ne olacak
ölenin son duyduğu ses,
son gördüğü renk,
kalanın ilk hareketi
ilk sözü
ilk yediği yemek?
Belki de birbirimizden uzakta öleceğiz.
Haber
çığlıklarla gelecek,
yahut da ima edecekler,
ve kalanı yalnız bırakıp
gidecekler...
Ve kalan
karışacak kalabalığa.
Yani efendim, hayat...
Ve bütün bu ihtimâlât
1900 kaç senesinin
kaçıncı ayı
kaçıncı günü
kaçıncı saatinde?
Zevcem,
ruhu revanım
Hatice Pîrâyende,
ölümü düşünüyorum,
geçen ömrümüzü düşünüyorum.
Kederli
rahat
ve hodbinim.
Hangimiz ilkönce
nasıl
ve nerde ölürsek ölelim,
seninle biz
birbirimizi
ve insanların en büyük dâvasını sevebildik
— dövüştük onun uğruna —,
«yaşadık»
diyebiliriz.
Nazım HİKMET
Logged
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 505
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #69 :
01 Temmuz 2007 00:15:47 »
Nice Kapanış
uslansana acım benim, dinlenip dursana artık.
akşam olsa diyordun işte oldu akşam bak.
bütün kenti kapkara örtüsüyle sardı karanlık,
kimine kaygı, kimine umut bırakarak.
ölümlü bu kalabalık dışardaki kötü kalabalık
haz yavuz celladın kırbacına boyun eğmiş de
devşirir kendini rezil törenlerde pişmanlık
acım benim, elini ver, böyle yanımda dur
o kalabalıktan öte, geçmiş yıllarını yakından gör,
dökülür eski giysileriyle gök balkonlarından;
hüzün sulardan yükselir gülümseyerek;
güneş bir kemerde durmuştur can verirken... doğudan sürüklenen uzun bir kefene benzer.
sen gece'yi dinle canım, gitgide ilerleyen güzel Gece'yi.
Charles Baudelaire
şehre yağmur yağarken...
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
hayalet
B.Ö Üye *
Offline
Mesaj Sayısı: 2
hayat herseye ragmen güzeldir ;=)
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #70 :
01 Temmuz 2007 16:52:12 »
Yine hicran dolu günleri andım,
Yıllar gözyaşına karışıp gitmiş.
Ürperdim ve yerimde kalakaldım,
Dostlar düşmanlarla barışıp gitmiş.
Yüzerken millet derin uykularda,
Kaybolup gitti değerler ard arda...
Kan-ter var mâzinin şakaklarında,
Demir bukağılar ayaklarında;
Acı bir tebessüm dudaklarında;
Ne kızıl bir rûhla çarpışıp gitmiş...
Ufukta hâlâ yer yer karanlıklar;
Gecenin arkasında gündüzler var...
Hazan esmiş, bütün bağlar bozulmuş,
Sararmış yapraklar, çiçekler solmuş,
Yiğit ölmüş, küheylânı yorulmuş,
Koca bir ifritle savaşıp gitmiş.
Şimdi belki de o çok uzaklarda,
Gözlerimiz hülyâlı şafaklarda...
Bir zamanlar parıldayan o tâçlar,
Tâcdârlara sîne açan yamaçlar;
Altın yamaçlarda zümrüt ağaçlar,
Hicran kervanına ulaşıp gitmiş.
Kıvılcım var, o ürperten sönüşten,
Kıvılcımda mesajlar var dönüşten...
Logged
gercekler bize degil biz onlara uymaliyiz!!!!
prusias
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 82
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #71 :
02 Temmuz 2007 14:16:32 »
Beklenen
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl Kısakürek
Logged
daha ne kadar chinaski
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
prusias
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 82
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #72 :
03 Temmuz 2007 15:00:24 »
Ölümü düşünüyorum
O büyük yalnızlık içindeyim
Kulaklarımda duymadığım bir musiki
Kaskatı kesilmişim, kalbim durmuş
Artık hiç bir şeyi görmüyor gözlerim
İçimde ne bir umut, ne yasama zevki
Elim, ayağım buz gibi olmuş
Olumu düşünüyorum
Kulaklarımda duymadığım bir musiki
Olumu düşünüyorum
..........
Logged
daha ne kadar chinaski
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 505
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #73 :
03 Temmuz 2007 17:36:02 »
DEFOLU ÇIKAN HAYAT VE İYİ YÜREKLİ ÇOCUKLARIN SERENCAMI
uzun boylu ağrılara atıldım;
sokaklarda hırçın rüzgârlara katıldım;
iyi yürekli çocuklar
sessizce büyümekte
“dünyanın şavkı kendine,
efkârı bize mi?” demekte;
kimileri taburlara, koğuşlara gitmekte
kimileri sidikli döşeklerde upuzun uykulara
düşmekteydiler
uzaklarda yaşlı çam ağaçları sessizce çürümekteydiler...
iyi yürekli çocuklar,
günlerin rahmine yaslarken düşlerini
bazen apansız ölmekte,
ölmekteydiler...
ama şalvarları gül desenli döne’ler
yeniden dillenip döllenmekte
doğrulup yeniden dillenmekte
ve sokakların, a(damların), kedilerin üstünden
rüzgârlar esmekteydiler…
(gecede bir fahişenin koynunda uzun donlu, nizipli bir tüccar üşümekte; kaçak elektrik kullanılan evlerde sümüklü oğlanlar “püsküvit”(!)istemekte ve sımsıcak somunları kavrayan yaslı eller, balta girmemiş hayatın ortasından korkak ve küstah bir tevazuyla yürümekteydiler... iyi yürekli çocuklar düzineler halinde feleğe küfrederek geçmekteydiler;sonra gecede mart kedileri, ay ışığı ve iniltiler ve hep aynı nakaratta bir köhne hayat!)
sonrası bildik törenler, kanıksanmış itaatler
ve her aşkın künyesine bir gün
dökülen küller...
sonrası pazaryerleri; patates, pırasa vs.
taksitler ödenip senetler alınacak bu ay da
bu ay da sürüm sürüm
turplara sıkılan limon damlaları gibi duraklarda;
defolu çıkmış hayat
kimin umurunda!
kimin umurunda
yeni donlar giyen eski kadınlar
ve bilumum “öteki”ler
dolup boşalan kültablaları,
bozuk sifonlar, şer****z adisyonlar,
ve yamalı bohçalar gibi uzayan yollar...
kimin umurunda
buharlaşmış oğullarını arayan anaların acısı
ve yaşlı bir kemancının eskimiş papyonundaki keder...
/sürerken ıssızlığın ödül töreni
sen topla dur topla dur dağılan sevinçleri…/
“-vay anasını bu maçı da alamadık abiler
ipne hakemler bizi yine mağlup ettiler!”
iyi yürekli çocuklar sessizce büyümekte
en pahalı düşleri dolara endeksleyip
en ucuz pazarlara sürmekteydiler!
sonrası aşkın
ve şarabın şanına düşen gölgeler...
gölgeler...
kimin umurunda?
yoruldu yorgunluk da
aşk bir yana, düş bir yana
paranın sultası düştükçe
düştükçe aşka, ışığa ve şarkıya
her şey hızla ayrışmakta
üstelik gün ortası, ışıkta:
her şey pazar
ve karmaşa...
/sürerken ıssızlığın ödül töreni
sen topla dur topla dur kirletilmiş düşleri.../
iyi yürekli çocuklar sessizce büyümekte
o aşınmış saçaklarda, yollarda
ısrarla yanlış atlara binip
ısrarla düşmekteydiler...
“-yok yoluna geçti geçen günler
..k yoluna kaldı kalan günler geride
bu yüzden aşk dediğiniz nedir ki be abiler?
camları buğulu bir genelev odasında
vizite fiyatına...”
solarken
gecekonduların dar pencerelerinde bal gözlü kızlar…
sürerdi...
yine sürerdi mırıltılar ve homurtularla hayat
“bu maçı da alamazken abiler”
iyi yürekli çocuklar sessizce büyümekte;
büyüdükçe kirlenmekte,
kirlendikçe ölmekte,
öldükçe bilmekte,
bildikçe acımakta
ve acıdıkça görmekteydiler
ki her fırtınadan her anıdan geride
herkes figüran
yaşamın sahnesinde...
sahnesinde
yaşamın
kentlerin kaldırımlarında upuzun dilenciler
minibüslerde demlenmiş ter
ve çürük sperm kokusu
sahnesinde
aşklarla rus ruleti
ve tel kaçıran çorapların kederi...
sahnesinde
brüt bir yaşam
net bir ölüm
bırak rezil gündüzleri
geceye yaslan gülüm!
iyi yürekli çocuklar düzineler halinde
feleğe küfrederek geçmekteydiler
uzak ormanlarda yalnız meşeler sessizce
büyümekteydiler...
“-işte bu şikeler sürdükçe
maç mı alınır ulan sayın abiler?
ipne hakemler bu sezon da bizi mağlup ettiler!”
aşkta,
düşte,
işte,
birer
birer
inerken
beyaz
bayrakları:
/bizim çocuklar,
bütün maçlarda yenildiler.../
1998, Ankara
YILMAZ ODABAŞI
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
november rain
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 77
canavar zopatyayım ben:)
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #74 :
08 Temmuz 2007 16:12:30 »
BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
şehre simsiyah bir kar yağar
yollar kalbimle örtülür
parmaklarımın arasından
gecenin geldiğini görürüm
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
çocuklar sinemaya gider
yüzümü bir çiçeğe gömüp
ağlamak gibi isterim
derinden bir tren geçer
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
alıp başımı gitmek isterim
bir akşam bir kente girerim
kayısı ağaçları arasından
gidip denize bakarım
bir tiyatro seyrederim
ben ölürsem akşamüstü ölürüm
uzaktan bir bulut geçer
karanlık bir çocukluk bulutu
gerçeküstücü bir ressam
dünyayı değiştirmeye başlar
kuş sesleri, haykırışlar
denizin ve kırların
rengi birbirine karışır
sana bir şiir getiririm
sözler rüyamdan fışkırır
dünya bölümlere ayrılır
birinde bir pazar sabahı
birinde bir gökyüzü
birinde sararmış yapraklar
birinde bir adam
her şeye yeniden başlar
ATAOL BEHRAMOĞLU
Logged
__CoLd NoVeMbEr Raİn__
Sayfa:
1
...
3
4
[
5
]
6
7
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Bulutsuzluk.Net
-----------------------------
=> Duyuru
=> Bize İletmek İstedikleriniz
-----------------------------
Bulutsuzluk Özlemi
-----------------------------
=> B.Ö Hakkında (Genel)
=> Albumleri Ve Şarkıları
=> Konserler - Etkinlik - Buluşma
=> Bulutsuzluk ile ilgili Yazılar
=> Bulutsuzluk Paylaşım
-----------------------------
Grup Elemanları
-----------------------------
=> Nejat Yavaşoğulları
=> Sina Koloğlu
=> Deniz Demiröz
=> Sunay Özgür
=> Berke Özgümüş
=> Eski Elemanlar
===> Burak Güven
===> Utku Ünal
===> Serdar Öztop
===> Akın Eldes
===> Demirhan Baylan
===> Diğer Elemanlar
-----------------------------
Müzik
-----------------------------
=> Yerli Rock
=> Dış Kaynaklı Rock
=> Türkülerimiz - Özgün Müzik
=> Amatör Müzisyenler
=> Müzik Genel
-----------------------------
Genel Amaçlı Forumlar
-----------------------------
=> Güncel Olaylar...
=> Genel
=> Duyarsız Kalma İsyan Et....
-----------------------------
KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-BİLİM-FELSEFE-ÇEVRE
-----------------------------
=> Kültür Sanat Edebiyat
=> Bilim, Felsefe
=> Sinema-Tiyatro
=> Mizah
=> Çevre
=> Etkinlikler
Powered by SMF 1.1.7
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
XHTML
|
CSS
|
Aero79
design by
Bloc
Bu Sayfa 2.337 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...