Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse
buraya tıklayın
.
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
Ana Sayfa
Yardım
Radyo
Giriş Yap
Kayıt
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
>
KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-BİLİM-FELSEFE-ÇEVRE
>
Kültür Sanat Edebiyat
>
şiirler (duygu yumagı)
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
5
...
7
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: şiirler (duygu yumagı) (Okunma Sayısı 8528 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
november rain
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 77
canavar zopatyayım ben:)
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #30 :
18 Şubat 2007 16:43:09 »
KUZGUN..
Bir zamanlar kasvetli bir geceyarısı, unutulmuş eski bilgilerin
Tuhaf ve antika ciltleri üzerine düşünüyordum,
Yorgun ve sıkıntılı-
Uyumak üzereydim, neredeyse başım düşüyordu ki,
Bir tıkırtı geldi birden, sanki kibarca
Oda kapımı çalan-çalan birisi gibi.
'Odamın kapısını tıklatan' diye söylendim 'bir konuk-
Başka bir şey değil, yalnızca bu.'
Ah, iyice anımsıyorum ki o hazin Aralıktı;
Ve zemine vuruyordu sönen her bir közün yansısı.
Sabahı istiyordum şevkle; -Boş yere
Aramıştım
Ödünç bir avuntuyu kederden-
Yitik Lenore'un kederinden-
O eşsiz ve pırıl pırıl kızın, meleklerin Lenore
Diye andığı-
Buralarda, anılmayacak artık adı.
Ve mor perdelerin belirsiz, hüzünlü, ipeksi
Hışırtısı
Önceden hiç duyulmamış tuhaf kokularla dolduruyor-
Tir tir titretiyordu beni:
Öyle ki: çarpıntımı bastırmak için tekrarladım.
'Oda kapımdan girme izni isteyen bir konuk
bu-
Oda kapımdan girme izni isteyen
Geç bir konuk:
Başka bir şey değil, budur bu.'
O sıra cesaretimi toplayıp: daha fazla
Oyalanmadan,
'Sir' dedim, 'ya da Madam, affınızı dilerim
Ama
Gerçek şu ki dalıyordum ve siz öylesine yumuşak
Bir tıkırtıyla geldiniz,
Ve öylesine hafifçe tıklattınız-tıklattınız
Oda kapımı ki,
Duyduğumdan pek emin değilim sizi'-diyerek kapıyı
Açtım burda; -
Karanlıktan başka bir şey yoktu orda.
Orda durdum, korku ve merakla karanlığın içine
Baktım uzun süre,
Kuşkuyla, kurarak hiçbir ölümlünün cüret edemediği
Hayalleri;
Ama sükunet bozulmadı ve sessizlik bir ipucu
Vermedi,
Ve fısıltıyla söylenen tek sözdü orda
'Lenore? '
Buydu fısıldadığım, mırıltılı bir yankıyla geri gelen
O söz 'lenore'
Başka bir şey değil, yalnızca bu.
Odama dönerken alev alev yanarak
Ruhum
Aynı tıkırtıyı işittim yine ilkinden biraz daha
Kuvvetlice.
'Kesinlikle' dedim, 'kesinlikle bir şey var penceremin
Kafesinde;
Öyleyse neymiş bakalım ve bu esrarı
Çözelim; -
Rüzgardır, başka bir şey değil bu.'
Açıverince kepengi, eski devirden kalma
Azametli bir kuzgun
Kanat çırpıp sallanarak adım attı
İçeriye;
Ne bir selam verdi ne bir an durdu ya da
Oturdu;
Ama bir Lady'nin ya da Lord'un edasıyla
Tünedi kapımın üstüne-
Oda kapımın üstünde bir Pallas büstüne kondu-
Konup oturdu hepsi bu.
Derken ciddi ve haşin suratıyla bu abanoz kuş,
Kaderimi gülümsemeye dönüştürdü,
'Sorgucun kırkılmışsa da hiç kuşkusuz' dedim
Korkak değilsin sen,
Gecenin kıyısından gelen
Suratsız ve yaşlı kuzgun-
Gecenin Plutonian kıyısındaki saygı değer adın nedir,
Söyle bana.'
Kuzgun dedi ki 'birdahaasla.'
Çok şaşırmıştım bu çirkin kuşun konuştuğunu duyup
Böylesine açıkça,
Pek alakalı olmasa-yanıtı pek anlamlı olmasa da;
Çünkü kabul etmeliyiz ki yaşayan kimse henüz
Mazhar olmadı oda kapısının üstünde bir
Kuş-
Kuş ya da hayvan görmeye oda kapısının üstündeki
Büstte,
Bir isimle 'birdahaasla' diye.
Ama kuzgun, sessiz büstün üstünde tek başına
Yalnızca bu sözü söyledi, sanki bu bir tek sözle
İçini dökmüş gibi.
Sonra başka birşey söylemedi- ne de bir tüyünü
Oynattı-
Ben mırıldanana dek, 'önceden uçtu diğer
Dostları-
Sabahleyin beni terk edecek, umutlarımın
Önceden uçup gittiği gibi.'
O zaman
EDGAR ALLAN POE
Logged
__CoLd NoVeMbEr Raİn__
butezz
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 56
boşluk
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #31 :
21 Şubat 2007 17:42:30 »
NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN
ONU YAŞA
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bi hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım
Nietzsche
Logged
YALANLAR İSTİYORSAN
YALANLAR SÖYLİYEYİM
İNCİNİİRSİN,
YİNE DE SEN BİLİRSİN...
prusias
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 82
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #32 :
13 Mart 2007 22:31:27 »
Mabrahar
Mehmet Ulaş ORAL
--------------------------------------------------------------------------------
Işık saçlarının arasına girer, içerilere
İçten ve güzel olan yerlerine sokulur, ulaşır
Düşlerine. Dudaklarında kaç ölü çocuk, kaç eski aşk
Yalınayaklığında. Yoldan geçerken herhangibirine
Selamverebilirce gülümser yüzün, yaban bir otlakta
Ya da ıssız bir adada. Oturur, konuşur Mabrahar; suçsuzluğun
Tanrısı, tanrının diğer yarısı ve masumluğun. Çocuk
Gülüşünde üç-beş eski şarkı taşırsın, oval yüzünde ve siyah
Bakışında bir rahibenin kıvancı… Öylece dolaşırsın. Işıldayan
Her şey süzülüverir saçlarının arasından, arasından sızarlar, kayıp
Gider parmaklarım saçlarından, jilet gibi keser, susar, öğretirsin.
Susmayı öğretirsin bana, yaprakları, susan yaprakları öğretirsin sonra
Ve susan her şey gibi alnı dik, diri durmayı…
Saat sabahın üçü… uykum yok… saçlarımdan
küçük patikalar açıyorum yalnızlığına. Her daim kapalı,
kilitli, saf, berrak ve aydın yollarına. Mabrahar
bir düş değil, düşü sattım ucuza, kırlangıçların perişan hallerinden
yadigâr kalan bir koca tutku bana! Gecede gözlerin, saçların,
gecede avam bir yalnızlık şarkısı başlar. Sen dur, ben müziği hallederim.
eski bir kırkbeşlik, konakların ahşap cumbalarından geceye süzülür,
arasından sızar saçlarımdaki patikanın, geceye şimşek gibi iner.
Gecede gözlerin, saçların… Mabrahar.
Gecede akılalmaz hızlarda yalnızlıkla kuşanmış atlılar…
Alnımda siyah bir yelpaze belirir,
Ayın üstünde siyah bir yelpaze belirir, bir çelik yelpaze,
Sessizce doğrulursun uzandığın yatağından, sana kalan ne varsa
Karanlık taşır. Bana bırakırsın yalnızlığı, sana kalan ne varsa
Karanlık taşır. Bir gecenin üvertürü taşınan aşklar, ücretsiz
Ve karşılıksız aşklardır.
Pis ve karanlık bir sokak seni lanetin rahmine taşır
Pis ve karanlık bir sokak seni lanetin rahmine taşır
Sıska bakışın, uzun dudakların ve karanlığa yakınlığın…
Pis ve karanlık bir sokak seni lanetin rahmine taşır
Karanlık bir lanet her yeni aşkın peşinde dolaşır. Mabrahar.
Işık saçlarında, ışık dudaklarında, gözlerinde ışık, düşünde
Ve düşüşünde… Sen aşkı küçük balıkların söylediği bir şarkı say,
ki ben balıklar kadar vurgun
ki ben balıklar kadar sessiz
kaç yatan adam bir film karesi kadar güzeldir, kaç aşk? Sorma.
Ah, karnemde kırıklarla dolu eski aşklar, zor seven, anında seven,
Takılan kalan bir adam… Sabrın lisanını konuşan küçük, masum
Rahibe. Küfürler alnımı açtı, intihar oldu; intihar boynumu açtı
Ve sessizlik doğdu
Ve sessizlik oldu Mabrahar.
Kırk adam, bir atlı süvarinin başında dümeni kontrol eder
Bir adam bin atlı süvarinin ardında yönünü tayin eder. Farkı siyah
Ve emsalsiz bir düşüş, taammüden bir adam öldürme, bitirme tezini
İmha ettirme… Siyah senin rengin; siyah bir süvari karanlıkta
Rotanı tespit eder. Mabrahar. Gece sarayının masum ve düş’engiz
Kraliçesi… Adın yanar aklımda, gece aydınlık tarafını belirtir,
Perdem oynar, rüzgârın şarkısıyla tülüm
Bir o yana bir bu yana danseder. Gün beklenir, gün gelmez,
Yüzünü gösterir ve geri kaçar.
Yüzünü gösterir ve geri kaçar. Mabrahar.
Gün eksik kalsın, pencerem türlü sevdalara açılmasın, siyah ve gizli
Bahçem her an ayakta kalsın. Ama kalmaz! Ama aşk bir yandan
Terlemiş bir vücut, bir yandan bir kaleme üç keçeli uç…
Ben o adam olamam, hep gündüz ve açık;
Ben bu adam kalamam, hep susan ve karanlık.
İt ite hırlar, siyah bir masal perisidir Mabrahar. Bir görüşte
sevilen, bin görüşte tanınan. Gece durur, gece oturur, gece geçmez,
siyah bir gölge kervanın ardından maskesini indirip soyunur.
Kent için bir atlas yaratır tanrılar, kent soyulur,
Bir soru sorulur ve bilen masallardaki perinin sahibi olur.
Kaç düşe kıvançla kement atar bir şair ve ifal edilen bir şair kaç biçimsiz şiirinde biçim kaygısından çok bir kadının esiri olur?
Billur bir soru aynaların süsten arınmış taraflarında yanıp durur. Mabrahar.
Bana sığmaz, sana sığmaz, aşka sığmaz, teşvik eder yalnızlığı. Televizyon
açılır, eski dostlardan yepyeni kartpostallar gelmiştir, ışık parlar,
sararır, sonra karanlığa karışır, lamba söner, yine yanar,
her şey değişir, her şey başkalaşır, yalnızlık kalır. Bir odanın
tepe noktasında duran siyah bir bant bizi tesadüfen ayırır. Aynı odanın
merkezinde yatan mavi eşarp biri alenen tanıştırır. Mabrahar.
Yüzün beni çağırır, omuzlarıma yaslanırsın, saçmasapan konuşuruz,
Şiirleşiriz sanki, kırk haramiler bir altın suyunun peşinde susuzdur.
Oysa altın, kara bir mağaranın içinde bulunur.
Vakit sonbahar.
Hüzün, martıların kanatlarında anlamsızca göçüyor.
Gözlük çerçevelerim umutsuzluğumun maskesi, berrak bir duman
Her yanımı sarıyor, göz gözü görmüyor. Masada
antika bir daktilo: 1975 Erika. Öylece bana bakıyor,
ben ilk kez terkediyorum. Mabrahar.
Gözlerin tuvallere sığmıyor. Baktığımda o engin,
O jaguar derisi bakışın, o karşılıksız bakışın…
Ardımda bunalımcıların kitapları, önümde
Karanlık bir masa… Ülke referanduma gidiyor,
Bütün altmışsekizliler şair, ben şair miyim bilmiyorum!
Ben devam ediyorum yine de, ben yazıyorum
Ve bil ki Mabrahar, bir yazılı metnin aslıdır
Ama şiir olan, ama olmayan.
Filmlerde unutulan aşıkları sevdim ben hep.
Ne esas oğlan vardı gözümde, ne kara gelin,
Ne kahraman. İşte kahraman sana renksiz rahibe,
Bir masum kraliçe. Mabrahar.
Düş kelimesinin üstünde aşlında düşüşler yaşar
Ve küçük düşüşler kelimenin kökünü karalar.
En saf yerin, en uçuk halim, bir koca paylaşılamayan öykü bu
Sanat ve saat sabahın beşi. Düşkünüm, düşten bir kadın bu sultan,
Bir dergâhtan kalkan rahibe, bin düşümden hatırladığım sultan.
Mabrahar. Bir süvari birliği kement atıp şiirimi denizlere saklar.
Bin süvari alayı kemetli ya da kementsiz onu çıkaramazlar.
Ama bir yanlışım var. Haklısın. Haklısın, bırakalım bunları. Aşkı bırakalım. İftira konuşsun,
Istişare olsun ve kapalı devre yalanlar atılsın ortaya. Unutalım.
Onu unutalım. Aşkı. Unutalım. Unutalım Mabrahar.
Zırvalıyorum, kelimeler kayıyor dudaklarımdan,
Dudaklarım mühürleniyor sonra, sen geliyorsun, konuşuyorsun,
Tek sen konuşuyorsun.
Susmuştuk hani, hani unutmuştuk. Unutamazsın geçmişi.
Çünkü geçmiş her nasıl olursa olsun bir yerde dikilip
Koca gözleriyle sana bakar.
Hey! Bir kahve getirin bana! Mabrahar! Uyumamalıyım,
Uyumamalıyım bu gece. Bir sincabın nefesi gibi
Sessiz gelmeli ertesi gün nefesim. Işık saçlarının arasından
Sızmalı bir vakit, parmak uçlarıma uzanmalı
Ve siyah bir kelebeğin ömrünü doldurmalı. Mabrahar.
Uzun hayatın, uzun geçmişin, bilmediğim o sahte,
O yapmacık, o kirlenmiş ve temizlenemez yerlerin
Bir süvarinin kılıcında terk-i diyar eyler zamanı.
Ve bir süvari, her ne kadar yalnızsa da
Yalnızlık ip salan bir vücudun iskeletinde biter.
Haklısın Mabrahar. Biliyorum.
Böyle sakin ve sessiz kalıyorum kimi zaman.
İsyankâr ruhumda beliren güç o vakit
ki sadece sana kapalı
ki sadece aşka kilitli
masum bir halin karanlıkta öylece uzanıyor.
Ama haklısın, Biliyorum. Suçum
Ayyuka çıkıyor gün aydınlandıkça.
Küfürlerden beri ölmeliydim ben Mabrahar,
Ne kadar orospu bir dünyadayız,
Ne kadar küfretmsem de bir kadın heykeline bile mecburum.
Dön bana…
Logged
daha ne kadar chinaski
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 502
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #33 :
14 Mart 2007 00:13:44 »
bu yılları boşuna beklemişim
günler solup giderken damlarda, odalarda
gençliğim
göster yüzünü bana
bakarım
korkularım kuşkularım silinir
nedir bu kitaplar,bu şiirler
nedir kayalaşmış sıkıntılar, uçup giden sözler
nedir aklımın eremediği şu olup bitenler?
süreyya berfe
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
ontherockkk
B.Ö Üye *
Offline
Mesaj Sayısı: 4
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #34 :
14 Mart 2007 11:27:35 »
Sen, içinde baharı gizleyen kışımsın benim…
Ve biliyorum ki o baharın güneşinde tenim esmer olamayacak hiç.
Bana susmak düşecek, payıma kilitlenmiş bir yürek kalacak.
Kaderi önceden belirlenmiş konuşmalar, paylaşmalar, bakışmalar olacak.
Bir yerde aykırılığım tutup sarılsam da içimde sana, sen bunu hiçbir zaman bilemeyeceksin
Git diyorum sana, kalma yüreğimde, bu kadar özleteceksen kendini.
Bir bakış; gözüm gözüne değiyor; hissediyorum…
Gitme diyorum..Kal geldiğin yerde…
Ne gitmelerin bitiyor; nede benim sana kal demelerim.
Hangi aralıkta girmiştin içime anlamadım.
Tüy gibi hafif, usul usul inivermiştin yüreğime.
Kabullenememiştim önce. Kocaman yalanlar söyledim kendime.
Ben dışımda tutmaya çalışırken seni,
Meğer içerde hâkimiyetin çoktan başlamıştı.
Kuşatmıştın dört yanımı ve kendim için çok geçti.
Yerle bir olmuştu her şey.
Olmazsa olmazlarım, ilkelerim, yargılarım…
Nasıl bir şeydi, bu beni böyle yağmalayan
Şimdi karşı durmuyorum sana,
Nasılsa buluyorsun bir yolunu ve sarmalıyorsun içimi dışımı.
Ayak seslerini duyuyorum hangi yöne gittiğini bilemeden.
Ben yaşanmış bir aşkta eski yaralarıma yanıyorum,
Sen yaralarına benden sevda sürüyorsun…
“Belki”lerden,”ihtimal”lerden,”keşke”lerden medet umuyorum,
Senin belki de yabancısı olduğun düşler büyüterek…
Ben, suretine değil, aslına dokunma ihtimallerinden mutlu,
Ben seninle, aynı coğrafyada yaşayabilme ihtimalinden mutlu.
Şimdi, bilinci küflerinden kurtulmuş bir yürekle,
Süresi diğer aşklardan çok daha uzun olacak bir aşkın ömrünü anlatıyorum,
Sana dair yazılanlarda…
Şimdi, bir sayfa dolusu cümlelerle; bir imkânsızlığın mucizeye dönüşünü anlatıyorum…
Şimdi, bozgun sonrası imkânsız zaferler kazanan bir orduyum,
Bir yenilgide zafer ne kadar anlam taşıyorsa, o kadar anlamlaşıyorum…
Şimdi ben, dağıldıkça kurulan yeni düşlerde sana bakıyorum.
Umut; hep var olacak çünkü…
…Daha iyisi değil, en iyisi için…
Logged
butezz
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 56
boşluk
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #35 :
14 Mart 2007 19:37:18 »
STRONSİUM
Acayipleşti havalar,
bir güneş, bir yağmur, bir kar
Atom bombası denemelerinden diyorlar.
Stronsium 90 yağıyormuş
ota, süte, ete
umuda, hürriyete,
kapısını çaldığımız büyük hasrete
Kendi kendimizle yarışmadayız, gülüm.
Ya ölüyıldızlara hayatı götüreceğiz,
ya dünyamıza inecek ölüm.
NAZIM HİKMET
Logged
YALANLAR İSTİYORSAN
YALANLAR SÖYLİYEYİM
İNCİNİİRSİN,
YİNE DE SEN BİLİRSİN...
şahrajan
B.Ö Üye *
Offline
Mesaj Sayısı: 28
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #36 :
21 Mart 2007 20:43:39 »
' gÖLGEmi ruhSUZ bırakma '
umutsuzluğun hüznü var yüreğimde
gözlerim de BELİRSİZLİĞİN duruşu
bedenim de karamsarlıkla bakılan geleceğin ezilmişliği
aynı kalmıyor düşümdeki beklentiler
TANIDIKÇA HAYATI
İNSANLIĞIN DURUŞUNU DEĞİL DE;YAŞAM DA VAR EDİLİŞİNİN GÖRDÜKÇE
hayat içine aldıkça için de yok ettikçe beni
yüreğimi düşlerimi....
BÜYÜTTÜ NEFRETİMİ
HAYKIRIŞLARIMA GÜÇ VARDİ
kendinde akıp git;karışma içime
sOLUMA EN DERİNLERİNE
KARANLIĞINA KARIŞTIRMA BENİ
BENİ BENDE YOK ETME....
Bırak cahil kalsın yüreğim
OLGUNLAŞTIRIP YÜKÜMÜ AĞIRLAŞTIRMA
bırak düşeyim sonsuz kuyumda;önüme çıkma
RUHUMA EL SÜRME N OLUR
gökçen ' ŞHRJN '
Logged
KüBRa
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 76
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #37 :
23 Mart 2007 19:47:33 »
hepsini tam anlamıyla okuyamadım ama benim hoşuma giden sözlerden biri;
Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında bitirilmişse eğer....
Logged
уiηe aşıηca çaуıη ѕυуυ вoуυηυ вeLкi уeηideη кaяşıмa çıкacaкѕıη ?..
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 502
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #38 :
06 Nisan 2007 03:28:15 »
birinci şimdi
Çocuklukta büyüktüm, oyunlara girmedim..
O bahçelerde kaldı oynanmamış oyunlar.
Ben şimdi anlıyorum oyunda çocukları;
Ne zaman, nerde, baksam, beni de oynuyorlar.
özdemir asaf...
bu şiir bana hep geçmişi hatırlatır, çok beğenirim, galiba gerçekten şimdi anlıyorum oyunda çocukları...
Logged
www.allianoi.org
prusias
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 82
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #39 :
07 Nisan 2007 02:51:07 »
Düşüme Düştün... /... Canın Acımadı Ya
pelin onay
--------------------------------------------------------------------------------
ne zaman düştün sol yanıma da, vuruldum sözlerimden
benim yazım değilsin, korkarım kışım da
tenimde çıldırmış bir dilek tutuşturur iliklerimi
sen ateşsin
saat 17:28
kimbilir, şimdi neredesin
yoruldum korktuğum yangınlara yakalanmaktan
suya düştü intihar, boğuldu son bakış
kimi istesem uzaktır kıyı boyları
vedalar alnıma işlenmiş, nakış nakış
aşk! Sevdiğim ama dokunamadığım çiçek
kulaç attığım dalgalara sıkıştı haykırışım
gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?
nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?
yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum
söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?
ne zaman girdin aklıma da, karıştım gecelerde
benim sevdam değilsin, korkarım sevenim de
yürekte şaha kalkmış bir arzu ıslatır dilimi
sen havasın
saat 22:16
kimbilir, şimdi hangi kuytudasın
arındım ve çözüldüm geçmişin kirli nefesinden
geceye düştü uyku, titredi acı soluk
kimi çağırdıysam, kapalıdır seslerinin yolu
üşümeler içimden akıyor, oluk oluk
tutku! Bildiğim ama gösteremediğim resim
akıttığım renklere takıldı gül yüzlü uçurtmam
susmayı öğrettiler bana, konuşmak nasıldır..?
nasıldır, bir sesin içinde bağdaş kurup dinlenmek..?
yitirdiğim öpüşlerde yanıyor sevgilerim
söylesene, nasıldır bir yüreğin içinde demlenmek..?
ne zaman geldin yanıma da, dağıldı hüznüm
kaçarım değilsin, korkarım tutanım da
sen topraksın
saat 22:39
kimbilir, şimdi hangi duygunun uykusundasın
Logged
daha ne kadar chinaski
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 502
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #40 :
07 Nisan 2007 03:46:42 »
uyanma küçük kız
uyanma küçük kız! uyanma ve görme kahraman olamayışımı!
ağlamaklı bir uykunun koynundasın.
düşten düşe düşerken nöbetçi bir çığlık gibi irkiliyor bedenin.
bedenin titredikçe adım duyuluyor dudaklarının arasından.
sızlanır gibi, yankılanır gibi...
adım gibi eminim ki,
düşlerinde bile kalabalıkların içinde kaybolmuş ruhunu bulamayan iz bilmez bir kahramanı oynuyorum.
adım gibi eminimki, düşlerinde bile seni korkularından koruyamayacak kadar korkak bir kahramanı oynuyorum.
adım gibi eminimki, düşlerinde bile kahramanın olmayı beceremiyorum.
uyanma küçük kız. uyanma ve görme!
pişman değilim ama keşke soran gözlerine konuşmak yerine 'susacak var' diye bakabilseydim. 'susacak var' diyebilseydim.
geç bir itiraf herşey. geç gelen gerçek incitti içini. için için ağlamalara ittim seni. kendi ellerimle, kendi sesimle...
yersiz susuşlarımdı seni itaatsiz konuşmalara boğan. zamansız sessizliğimdi seni haykırışlara şahlandıran.
şimdi uyanma küçük kız! uyanma ve görme çaresiz kahramanlığımı!
adım düşmüyor dudaklarından.
adım dökülüyor yalvaran sesinle kulaklarıma. oysa isyandasın.
bir uyansan, meydan okuyacaksın varlığıma. gözyaşların süzülüyor saçlarına doğru.
her bir damla dağlıyor beni.
bin parçaya ayrılmış bedenimin tek bir parçası bile dokunamıyor sana.
öyle uzağındayım ki...
ama biliyorum beni büyütüyorsun düşlerinde. uyanma küçük kız! uyanma ve daha da büyüt çocukluğunu unutmuş ruhumu.
yazmıştım ya ''yaşadığını kanıtladığın için teşekkür ederim'' diye, hiçbir şeyle ödenmez bir varoluştu gülüşün.
kaç teşekkür az gelir bilsen ya da kaç bakış. ölmüş bir kalemi dirilttiğini bilmedin ve görmedin hiç.
gereksiz bir suskunlukla gizledim bendeki senin gerçeğini.
kahramanın değildim, kahramanımdın benim. bilemedik rollerimizi.belkide bu yüzden hep şaşırdık repliklerimizi.
hep dil sürçmelerinde kaybettik aslımızı.
uyanma küçük kız! uyanma ve görme yok oluşumu.
beni eski bir yarayla aldattığın gün anladım aslında seni ne kadar çok sevdiğimi.
''sevmeseydim gitmezdim'' dediğimde ne çok istedim seni sevmemeyi
ve yanında daha çok kalmayı.
kahramanına yenilen bir yazardım ve gitmeseydim hiç yazamazdım.
ve gitmeseydim hiç yazamazdın!
uyanma küçük kız! uyanma ve dinlensin kahramanımın küçük ve yorgun bedeni.
seni öyle seviyorumki...
kahraman tazeoğlu
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
prusias
B.Ö Üye **
Offline
Mesaj Sayısı: 82
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #41 :
15 Nisan 2007 21:37:20 »
Kırıldım Aşka Ama Onun Haberi Yok
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz
ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi
isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni,
hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı...
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım
anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum...
Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye
çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım
falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş
itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil...
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,
dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi
ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş
gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana...
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,
gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki?
Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...
Gittin! Belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım... Ayak uyduramadım
yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın;
dokunuşlarında kendini bulan... Ama! En çok da imkânsızın oldum...
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin,
üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da
sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum...
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan
bir anı oldum... Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken
belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?
Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan
ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,
öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların
sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı,
suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...
Logged
daha ne kadar chinaski
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 502
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #42 :
17 Nisan 2007 03:41:30 »
liman kırıntıları
bahamalı martılar beni çağırdı
bir ikinci bahar gecesi.
yalan söyledim
yırtık blucinli tayfalara
seni sevmediğimi söyledim.
oysa rıhtımlar
en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu
midye kabuklarında sakladım gözyaşlarımı;
hastaydım
kırık kötümser bir öksürük yapışmıştı boğazıma
seni unutmak gerekiyordu...
bahamalı martılar beni çağırdı
bir ikinci bahar gecesi.
iskele fenerlerinin altında oturup
seni bekledim sevgilim
ellerim ıslaktı, gözlerim ıslaktı.
gelip caydırabilirdin beni gitmekten
oturup sigara içer, anlaşabilirdik...
sana tapacağım yalan değildi
benim olursan
seni seviyordum, seni istiyordum...
bahamalı martılar beni çağırdı
bir ikinci bahar gecesi.
filler gibi içtim liman meyhanelerinde;
seni unutmak için içtim...
senin sokağında geceler yıldızsızdı
senin sokağında gece yağmur yağıyordu
ben zayıftım,çabuk ıslanıyordum
bana sevmek yaramıyordu,
ben sevilemiyordum...
bahamalı martılar beni çağırdı
bir ikinci bahar gecesi.
sana bırakacağım bu kentin
üç semtinde üç damla gözyaşı döktüm
birincisi seni ilk gördüğüm yerdi
ikincisi seni ilk öptüğüm yerdi
üçüncüsü...söylemeye dilim varmıyor,
üçüncüsü bana git dediğin yerdi
işte bu mısraları orda karalıyorum;
işte demir aldı şilebimiz
gidiyor,gidiyor,gidiyorum...
edgar allan poe
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 502
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #43 :
26 Nisan 2007 23:38:27 »
bir meraklının düşü
bilir misin tadını o hüznün, benim kadar,
ister misin, desinler: 'ne acayip adam, bu!'
-neredeyse ölecektim. bende aşık bir ruh var,
çok özel bir hastalık,dehşet karışmış bir arzu;
fitneye bulaşmamış diri umut ve korku,
tekinsiz kum saati boşalıp tükenirken,
işkencemi daha sert ve zevkli kılıyordu;
yüreğim kopuyordu tanıdık bir alemden.
sahneye doyamamış bir çocuk gibiyim ben,
perdeyi düşman bilen, engele kinlenerek...
çok geçmeden kendini gösterdi acı gerçek:
ölüp gitmiştim işte ve dehşet verici tan
kuşatmaktaydı beni. neee! hepsi bu mu yoksa?
perde açılmıştı ve ben bekliyordum hala...
charles baudelaire
fransız şairin en çok beğendiğim şiiridir.
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
Offline
Mesaj Sayısı: 502
Ynt: şiirler (duygu yumagı)
«
Yanıtla #44 :
04 Mayıs 2007 01:40:16 »
teslim olmak yok
mürekkep değil ellerime bulaşan
tanrılaşmış nehirlerin sularıdır
toprak doğurganlığının çığlıklarıdır
yazarım yazarım sözüm bitmez
bir ömür çıkar karşıma
bir de şiire yakışmayan hastalıklar
kırılan bir dalın acısı değil bu
bir gülün solma sancısı değil
öyle kolay teslim olmak yok
beynimde uçuşan imgeler var daha
dizelerini okşamam gereken şiirler var
yağma yok diyor bir dost
öyle yağma yok
toprağa mührümü basmadım daha
sesimin ucunda filizlenen aşklar
sesimin ucunda büyüyen umutlar var
adnan yücel
saygıyla...
Logged
www.allianoi.org
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
5
...
7
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Bulutsuzluk.Net
-----------------------------
=> Duyuru
=> Bize İletmek İstedikleriniz
-----------------------------
Bulutsuzluk Özlemi
-----------------------------
=> B.Ö Hakkında (Genel)
=> Albumleri Ve Şarkıları
=> Konserler - Etkinlik - Buluşma
=> Bulutsuzluk ile ilgili Yazılar
=> Bulutsuzluk Paylaşım
-----------------------------
Grup Elemanları
-----------------------------
=> Nejat Yavaşoğulları
=> Sina Koloğlu
=> Deniz Demiröz
=> Sunay Özgür
=> Berke Özgümüş
=> Eski Elemanlar
===> Burak Güven
===> Utku Ünal
===> Serdar Öztop
===> Akın Eldes
===> Demirhan Baylan
===> Diğer Elemanlar
-----------------------------
Müzik
-----------------------------
=> Yerli Rock
=> Dış Kaynaklı Rock
=> Türkülerimiz - Özgün Müzik
=> Amatör Müzisyenler
=> Müzik Genel
-----------------------------
Genel Amaçlı Forumlar
-----------------------------
=> Güncel Olaylar...
=> Genel
=> Duyarsız Kalma İsyan Et....
-----------------------------
KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-BİLİM-FELSEFE-ÇEVRE
-----------------------------
=> Kültür Sanat Edebiyat
=> Bilim, Felsefe
=> Sinema-Tiyatro
=> Mizah
=> Çevre
=> Etkinlikler
Powered by SMF 1.1.6
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
XHTML
|
CSS
|
Aero79
design by
Bloc
Bu Sayfa 1.164 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...