Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: şiirler (duygu yumagı)  (Okunma Sayısı 8655 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
prusias
B.Ö Üye **
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 82



« : 11 Eylül 2006 22:08:56 »

 Bugün Degil Yarınsın Sen ::

Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum.
Ulaşılmaz oldun hep; dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni,
Payıma düşen her şeyi erteledim.
Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu.
Su olsan dokunduğumda bozulurdun, bozulmayan bir ‘şey’din...

Gidilecek bir yer olsa sonu olurdu, sonu olmayan bir ‘şey’din...
Uykuda görülecek bir rüya olsa uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir ‘şey’din...
Simsiyah saçların olsun istiyorum, ama bahtın değil...
O gün seni gözlerinden, Anafatma’dan, üç ırmağın birleştiği yerinden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir.
Düşün ki yılan dağından aşağı iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış, onu söylüyoruz.
Öyle bir ‘şey’sin sen...
Seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur.
Yalanım yok...

Bu günden yarına ne kalır bilmem, ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen bir ırmak gibi...
Yaşadıklarımız azdı, zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi.
Bu gün şarkı söylüyorsam, o gün şarkı değil, şarkı gibi seni yaşamak isterim.
Halkıma benziyordun, bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep.
Gezmediğim yerin kalmadı, bazen yasaklandın bana, bazen suç gibi boynumda taşıdım seni.

Yedi telli sazımla bile tam anlatamadım.
Sen bir uçurum gülüydün, ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm.
Yasaların bile tanımlayamadığı bir ‘şey’din sen.
Haritalara sığmazdın, her ülkede bir başka gülüyordun, uzundun, inceydin, dokunduğumda nereli olduğumu seninle hatırlardım.
Bana hep kendimi hatırlatan bir ‘şey’sin sen...
Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil, yarın gibi bir ‘şey’sin sen...

Bugün her şeyi değiştirmek için çabalarken, sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda.
Kabul ediyorum. Dünyaya bu kalsın, ama sen bilme...
Dünyada kaç iklim, kaç zulüm, kaç ölüm var? Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin.
Bilme!..



Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden.
Gecenin en karanlık yerindeyim, bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar ışık bile olsan yine de istiyorum seni.
Sadece benim seni anladığım, kimsenin unutmamak için defterine not düşmediği, ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni.

Dağları delmiyorum, inmek istiyorum oralardan.
Hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak, “günaydın” der gibi sokağa fırlamak ve şarkı söylemek istiyorum sana.

Adına aşk diyorlar, gelecek diyorlar... Bana yetmiyor. Her şarkımda sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum.
Bir başka dilden seviyorum, kırmızıdan daha uzundur...

Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak, kim ne derse desin geri dönecek yerim yok, bir kentin ortasında
çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni.
Bu bir suç duyurusudur, kendimi ihbar ediyorum
 
ferhat tunç..

bu şiirsiz olmayacagını düşündüm...siitemdir şiiir
 
Logged

daha ne kadar chinaski                  
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
tsira
Administrator
B.Ö Üye ****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 339



WWW
« Yanıtla #1 : 24 Eylül 2006 22:08:50 »



 

Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde

El tutmak yol açıyor diye hesapsız

Susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları

Yasak kelime oyunu yapmak

Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak

Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok

Tomurcuklanmak günah

Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak

Kimse ölmesin diye

Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak

Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı

Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya

Ne deniyorsa onu atacak kalp

Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın


 





yılmaz erdoğan....


DOSTLUKLA!!!
« Son Düzenleme: 31 Ekim 2006 22:23:59 Gönderen: tsira » Logged

Alternatifdunyam.Com © | Başka Bir Dünya Mümkün...
Emek23
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 02 Ekim 2006 17:43:19 »

  YÜZDE YÜZ/SÜZLÜK YENİ BİR YÜZ ARTIK
götürür
uykulu atları onları
çarmıhlar çıkmazına"
-Lorca-

(artıktık artık):

uğultuların artığıyız be çocuk
spermlerin, rahim kanlarının, eski dolunayların
kesilip yakılmış yapanıl ağaçların, susan dağların
aldatılmış avuntuların, kirli lavaboların, anlaşılır günahların
ezberlerin, "ilk"lerin, dinmeyen şehvetlerin
ve kimsesiz özlemlerin, tanıdık kederlerin, zalim yenilgilerin
apansız sevinçlerin, gündelik zaferlerin;

-zaferler tiner gibi uçucu, yenilgiler kalıcıdır...-

                                  ''epey uzun bi şiir YILMAZ ODABAŞI'na ait...Çok anlamlı bence rastlarsanız bi yerlerde devamınıda okuyun derim....''
Logged
prusias
B.Ö Üye **
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 82



« Yanıtla #3 : 02 Ekim 2006 21:44:00 »

Bir Sevgi İletisi
Kadın sevdiği adama sorar:
^^Neden Ağlıyorsun?^^
Adam cevap verir:
^^Seni sevemediğim için...^^

İşte bu yüzden bir kez daha iyi ki varsın diyorum sana...

Senin de beni sevmeni elbette çok isterim.Belki de inanmayacaksın ama,olmasa da olur.Çünkü yıllarca sevgimin öyle çok düşmanı,öyle çok muhafızı vardı ki,ben seninle onları aştım, inan varolman bile yeterli ve seni seviyor olmak bile büyük bir nimet benim için...

Ve şunu bil ki;
Bu sevgime asla çoklarının yaptığı gibi
yeteneksizliklerimi,kusurlarımı,yalnızlık korkumu,
başarısızlıklarımı yüklemiyorum.Eğer öyle olsaydı,yitirmekten ölesiye korkar,seni kör bir tutkuyla sahiplenirdim...

Oysa seni bir dine bağlanır gibi değil,kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum...

Cezmi Ersöz

Logged

daha ne kadar chinaski                  
daha kaç aşk vurulacak gökyüzünden
daha kaç kadın?
daha kaç gün ve yıl.
aci yürüyor bu adamın gölgelerinde
kollarımda hissediyorum.
yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden
şimdi yıkıldı duvarlarım
ellerine g
EsmE68
B.Ö Üye **
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 79



« Yanıtla #4 : 05 Ekim 2006 20:45:13 »




BEN
İZ



O
ot
kurudu.

O
kuş
uçtu
mu?

Üşüdü -
öldü
mü?

              (ney)

Ey
yan
lış dünya -
yak
ınmayacağım sen
den:
deniz ben
dense
deniz -

            ("umman")

ben
zimi,
silemez
sin
izimi.

             ("derya")

Sen
yok
sun.


Varım
ben.


Var!

                    (Oruç  Aruoba)

            . . .




Logged
EsmE68
B.Ö Üye **
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 79



« Yanıtla #5 : 06 Ekim 2006 00:39:46 »




AŞKLAR MI










I.

Aşklar mı diyordun, anladım
Senin incindiğin benimse
Yolara düştüğümdür yeniden


II.

Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı:
-Güzeldi yine de


III.

Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında bitirilmişse eğer




                               (Ahmet Telli)

          . . .






Logged
zeze
B.Ö Üye *
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 41



« Yanıtla #6 : 06 Ekim 2006 11:11:40 »

GÜNDÜZ YARASALARI

I.


Neyiz ki biz?

İlk ışınları görününce güneşin,

Kaparız tepenin gözkapaklarını 

Çam değiliz ki, kollarımız açık

Ürpererek karşılayalım donuk ışığı.

Gölgeler kısalınca çıkarız ortaya,

Açıklıktır, aydınlıktır aradığımız,

Parlaklıkta bulur gücünü görüşümüz.

Tanımayız alacakaranlığı delen,

Tepelerin arasından seçen bakışı.

Kör olmuş ışıktan gözlerimiz.

Gündüz yarasalarıyız biz.

 

II.

 

Geceyi düşleriz gündüzken,

Geceyken de gündüzü,

Yitirebileceklerimiz yitiktir

Onlardan uzaktayken ama

Özleriz, döneriz yeniden

Yitirmeden

Yitirebileceklerimizi

Yitiremediklerimize.

Yitirebilirdik, deriz;

Ama yalnızca bir fiil çekimi bu

Tutsaklıklara bağlamışız özgürlüğümüzü.

Gündüz yarasalarıyız biz.

 

III.

 

Sağlamdır düşünce temellerimiz,

Ama altlarında kist vardır, sonra kum

Dururuz gerçi, sapasağlam, kalın

Taştan duvarlarımızla, dimdik

Ayakta; ama biraz su, bir sızıntı

Kaydırır temellerimizi hemen.

Duyarız yerçekimini hemen,

Titreriz. Sımsıkı, gergin

Bağlar vardır

Düşüncelerimizi ayakta tutan, ama,

Ya temelsizse temeli

Bütün bu bağları

Bağlayan

Bağın?

Bağlantısızca bağlarız bağlarımızı.

Gündüz yarasalarıyız biz.





Oruç ARUOBA



Logged

istanbulda; kayboldu hayyam
tanrı eriyor,
zaman yıldızlı ela...
tüm denemeler
kekemelerimizden...
zuğaşi_bere
B.Ö Üye *
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


KAZIMİŞİ GZAS VORERT!


WWW
« Yanıtla #7 : 06 Ekim 2006 17:51:34 »

TIKANIP KALDIÃINDA HAYAT


Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak....
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,
Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,
Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip
Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
Değerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı;
Sevgisiz, soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...
Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda;
Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli!
Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!
Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı;
Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!
Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç
Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan,
Neşesizdir kahkahaların;
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!
Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...
Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak!
Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsinsevdiklerinin;
Zaman bulabilsin;
Bir teşekkür, bir elveda için...
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer;
Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...!


                                                                                         CAN DÜNDAR


benim çok sevdiğim bir şiirdir.

UMUTLA...
[/color]

Logged

papatya
B.Ö Üye ***
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 107


« Yanıtla #8 : 31 Ekim 2006 22:15:55 »

Yedek Sevgili

Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı
unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi...
Kimi derinden sevsem, o da bir başkasını derinden hatırlardı.
Öylesine çok sevdim ki onları,
başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını,
sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim.
Beni yitirmekten hiç korkmadılar
çünkü onlara göre fazla iyiydim
bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.

Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu.
"Ne olur, bir daha beni aramayın! Çünkü ben kolay unutamıyorum.
Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. Çocukluğumun o güzel bahçesini."
Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni...
Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim...
O, yedek sevgili!!!

Cezmi Ersöz
Logged

masal bu ya..
onlar anlamaz bundan
Emek23
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 08 Kasım 2006 18:23:47 »

Uy Havar

Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim-leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişim ben seni...

Üsküdar'dan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek içisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için
Herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan-ter içinde, asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...
                             AhmeD ARİF....
Logged
deli afitap
Global Moderator
B.Ö Üye ***
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 106


.........


« Yanıtla #10 : 27 Ocak 2007 14:18:22 »

BİR ELİŞİ TANRISI İÇİN AĞIT


Peki nasıl oldu da hatırladı denizde boğulduğunu
nasıl oldu da peki anlatamıyorum biliyorsun

Öyle ölüme düşkündü ki biyoloji sıfır
bir şarkı yiyor şimdi şapkalarını orospular eksiliyor

Ama yok ne olur ağlama böyle ama yok
şunun şurasında tramvaysız, çocuk olmak turunç olmak

Kantocu peruz sahiden yaşadı mı patron?

 
ECE AYHAN
Logged

Sk'udas Xalk'epesi Cumpoba
november rain
B.Ö Üye **
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 77


canavar zopatyayım ben:)


« Yanıtla #11 : 27 Ocak 2007 14:22:14 »

BİR DÜŞÜN İÇİNDE BİR DÜŞ

Alnına konsun bu öpüş!
Ve, şimdi senden ayrılırken,
İtiraf edeyim ki-
Günlerimi bir düş
Sayarken yanılmıyorsun;
Ama, umut gitmişse uzaklara
Bir gece ya da bir gün
Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
Fark eder mi bu yüzden?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
Yalnızca bir düş içinde bir düş.

Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
Haykırışları içinde duruyorum:
Ve altın kum taneleri
Tutuyorum avucumda-
Ne kadar az! Ama nasıl da
Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine
Ben ağlarken - ben ağlarken!
Ah Tanrım! Daha sıkı
Tutamaz mıyım onları?
Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız
dalgadan?
Bir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
                                          EDGAR ALLEN POE
Logged

__CoLd NoVeMbEr Raİn__
kronik
B.Ö Üye *
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 20


yalnızlığı uysal bir hava akımı...


« Yanıtla #12 : 28 Ocak 2007 18:26:37 »

sen dostumdun benim, gülünce güneşler açardı
su gibi azizdin, yurdumdun, alnında ateşler yanan
işıklı bir ırmak gibi aktığımız o uzun yürüyüş
dana dünkü sanki, her patlayan sağanak bunu anlatır
fabrika düdükleri bunu anlatır bana her vardiyada

hazırladığımız ilk taş baskısı afişi anımsar mısın
bükülüp giden kent sokaklarını, fabrika önlerini
sonra kitapları (kokuları hala burnumda onların)
hangi mayısta taşıdık kentlere küllerin rengini
gerçi gülistan olmadı ömrümüz, gam değil

belki tanırdın ilk vurulanı, o gün hiç ağlamadık
hayır ağlamadık, çıldırdık o gün çıldırasıya
adını çocuklarımıza verdik onun, çoğaldı
mezarlar çoğaldı o günden sonra, yetişmedi bize
öldürülecek kadar büyümüştük, öyle demişlerdi

ve hayat öylece akıp durdu işte, akıp duruyor
kimilerinin bakışlarına yine karlar yağmış
saçları dumanlı bir geçit sanki, dudakları lâl
kitap yakanlar eksilmiyor, şu uçuşup duran
kırlangıç ölülerini görüyor musun kentin üstünde

sen dostumdun benim, gülünce güneşler açan
bulutlara, rüzgara asarım suretini her akşam
her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar
kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun
unutma dostumsen sen, neredeysen orada ölmek isterim

Ahmet Telli
Logged

aldırma 128! intiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır
bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek.
deli afitap
Global Moderator
B.Ö Üye ***
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 106


.........


« Yanıtla #13 : 04 Şubat 2007 23:27:21 »

sevişen


seni seviyorsam bununla her yerin
öyle iç çekişlerin gibi bir değil iki
nasıl yaşamaya başlar daha çok
buluşan iki mısra gibi.bir şiirin
kokusuz,tatsız çocuk adları gibi.


bir kuş da gözlerine uygulanmış sesiyle
öter durur kıyısız boş saatleri
ben niye titriyorum'la birlikte
sonsuzluk alanıdır yüreğin.


bir anlık gecesinde bir günlük mevsimlerin
bildik mi yaşamayı ikimizce
biz getirdik demektir anlamayı evrene
sevişmek alanıdır yüreğin.


edip cansever
Logged

Sk'udas Xalk'epesi Cumpoba
reyhan
B.Ö Üye *
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 31


« Yanıtla #14 : 05 Şubat 2007 09:19:58 »

TUTUKLU. . ..

Tutsak olacağını bilerek
yine bu sabah
demirparmaklıktan içeri
usulca sızdı
güneş

Yasaklanınca görüş gününde
çiçek getirilmesi
arka duvarın dibinde
sarmaşık tohumu
dikmiş annem

Oysa el bile
sallayamamıştım ona
kuyrukta saatlerce bekleyip
doldurduğu içme suyunu
dökerken ardıma

SUNAY AKIN

Logged
Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
XHTML | CSS | Aero79 design by Bloc Bu Sayfa 0.252 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu