ben dinar bandosu na bayıldım, artık en sıkı dinleyicilerindenim

dirty black inde davulcusu çok başarılıydı , canlı performans işte budur dedirtti adam. cuma bülent ortaçgil vardı, uzun zaman sonra değirmenler i dinlemek güzeldi. cumartesi iyi gruplar arka arkaya çıktığından ayakta durmaktan az kalsın ölecektik, bulutsuzluk tan önce çıkan iran lı grubun yeni türküden sonbahar da çizgileri çalmasını beğendim, ama herkes bulutsuzluk özlemi ni beklediğinden sonlara doğru çekilmez oldular. berke de bagetleriyle ölümümüze sebep olacaktı resmen ezildik. burak güven in yerine eski elemanlardan sunay özgür çaldı,
bence festivalde çok büyük organizasyon eksikliği vardı, o kadar kişinin geleceği belliydi düzen tam olarak sağlanamadığından yemek sırası, su sırası, o sırası bu sırası, ömrümüz kuyruklarda geçti. neyseki sonradan akıllanıp yemek fişlerini (ki bence önce sıraya girip fiş almamız ardından yemek almamız saçmaydı) tek yerde satmaktan vazgeçtiler. ticarete dönüşmeye başlamış bir festival vardı, isminin hakkını veremedi, yıllardır devam eden ve giderek daha geniş kitlelere hitap eden bir karşı festival böyle olmamalıydı.
cuntacı nejat diye bağırmalara gelince; arkadaşımın babası da ''hem cumhuriyet mitinglerine çıkıyor, hem barışarock a, bu ne çelişkidir'' gibi söylemler duymuş bazı kişilerin ağzından. benim bilgim bu kadar.
her şeye rağmen grubumuzu yeniden dinlemek güzeldi.
saygıyla...