Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İstanbul'da İmar Oyunları  (Okunma Sayısı 93 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye ****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 417



« : 06 Mayıs 2008 00:18:56 »

İstanbul'da İmar Oyunları

Cumhuriyet Gazetesi 05.05.2008


Nüfusu 2000'den aşağıya inen belediyelerin kapatılmasını destekleyenler diyorlar ki, "İmar yetkilerini keyfi kullanarak çarpık kentleşmeyi körüklediler..."

Ne var ki bu haklı yakınmanın çözümü, "yerel demokrasi" den vazgeçmek değil, "denetimsiz imar yetkileri" ne önlem getirmek değil midir?

İmar düzeninde şehircilik ilkelerini zorunlu kılmadan "belde" belediyelerini kapatmak, aynı yağmanın ilçe, il ve büyükşehir belediyelerince sürdürülmesi anlamına geliyor.

Hele son yıllardaki "kendi imar durumunu kendin belirle" yasalarıyla yetkilendirilen diğer kamu kurumlarının "rant yapılaşması özgürlükleri" ise belediye kapatmanın hiç de öyle "planlı kentleşme" amacına dayanmadığının açık kanıtı...

Nitekim, hukuk bilgelerimizden Prof. Dr. Ülkü Azrak diyor ki, "Asıl imar yolsuzlukları büyükşehirlerde gözleniyor. Bu engellenmeden küçük belediyeleri cezalandırmak, adaletle ve demokrasiyle asla bağdaşamaz."

Binlerce değişiklik

Hocamızın bu anımsatması üzerine, özellikle İstanbul'daki keyfi imar kararlarına baktığımızda, sadece "mimar" başkanın yönettiği dönemdeki "imar planı tadilatları" nın (yapılaşma koşullarında değişiklik) 4 bine (3900) yaklaştığını öğrenmeyelim mi?

Yani, görülmemiş bir çalışkanlıkla her gün ortalama 3 arsanın imar kuralları "daha fazla inşaat yapılabilmesi" için değiştiriliyor.

Kamuoyunda öne çıkan Galataport, Haydarpaşa , Dubai Kuleleri gibi ünlü imar ayrıcalıklarının yanı sıra çok sayıdaki "gözden ırak" imar oyunları ise İstanbul'u daha da yaşanılmaz kılan yeni "yüklenme" lere neden oluyor.

O kadar ki İstanbul'da artık mahalle aralarında bile gökdelen konut siloları yükseliyor. Gökyüzünün görünmediği sokaklar çoğalıyor. Gazetelere "uzayla komşu olacaksınız" şeklinde pazarlama ilanları veriliyor...

İşte böylesine azgınlaşmış rant şehirciliğinin sadece son haftalarda gerçekleşen imar düzenbazlıklarından bazı örnekler:

Likör Fabrikası

TOKİ tarafından geçenlerde "Kiler" grubuna satılan Mecidiyeköy'deki eski Likör Fabrikası arazi için "ihaleden önce" yapılan değişiklikle, devasa iş ve alışveriş merkeziyle birlikte yüksek yoğunluklu "rezidans" blokları planlandı. Yani, "rant ayarlaması" baştan yapıldı.

Böylesi "danışıklı" bir "imar pazarlaması", özelleştirmenin sadece "kamu arsalarında ayrıcalıklı emlak pazarlaması" olarak anlaşıldığı talan politikasının, "toplumsal anı değerlerini" de gözden çıkartmasına en çarpıcı örneklerden biri...

Atatürk 'ün isteğiyle ve Fransız Mimar Robert Mallet-Stevens' in tasarımıyla gerçekleşen fabrikayı ve bahçelerini, Mecidiyeköy için yaşamsal öncelik taşıyan kültürel ve sosyal işlevlerle yaşatmak gerekirken "kent belleği" ni de içeren bir açık alanı ranta teslim etmek nasıl bir "kamu" anlayışıdır?

Bunun için TOKİ'nin önerisiyle yapılan plan değişikliğiyle, yapılaşma oranının 6 kat arttırılması ise her yönüyle bir şehircilik skandalı...

Esenler'deki Mimar Sinan' a ait ünlü Avasköy Su Kemeri 'ne en saygısız komşu olan "Kemer Park Evleri" için mahkemenin durdurma kararı nihayet çıktı ama bu arada hukuk dışı inşaatlar da tamamlanmış oldu.

Kent tarihini ranta kurban eden belediye de mahkemelik olmuş imar izinleriyle süren inşaatlara müdahale etmeyerek "suçun gerçekleşmesi" ne adeta güvence sağladı.

Şimdiyse adını bile adeta "yaslandığı" tarihi kemerden alan sitenin hukuk dışı konumunu "kurtarma" girişimleri gözleniyor. Belediyenin mahkemeye itiraz ederek "kurallara uygundur" dediği planlar, üniversitelerde öğrencilere "şehirciliğin katli" ni anlatabilmek için örnek gösteriliyor.. .

'Kayırılan' otel

Gayrettepe'deki Emekli Subay Evleri yerleşmesinin yegâne girişini daraltan ve aynı yerdeki yeşil alana da taşarak yükselen otel inşaatına, yapılaşma oranını "3 emsal" e çıkaran 2007 yılındaki plan değişikliğiyle başlanmıştı.

Buna rağmen yeni bir değişiklikle yoğunluğun daha da arttırıldığını belirten semt sakinleri; konut binalarının parsellerine de tecavüz eden otelin bu denli "kayırılma" nedenlerini merak ediyorlar...

Bütün bu imar oyunlarıyla kentin daha da yaşanmaz kılınmasını sağlayan "hükümet desteği" ne gelince...

Bu görülmemiş kentsel yağmaya bile adeta " demokratik dokunulmazlık" sağlayan şu yüzde 47'lik oy oranı, siyasal tarihe belki de şöyle geçecek: "Halkın kent, çevre ve sağlıklı yaşam haklarını, aynı halkın en geniş desteğini alarak çiğnemek..."

Söyler misiniz, asıl sorumlu acaba kimdir?

...

O kadar çok bu tarz olayları haber alıyorum ki, ve hiç kimse sesini çıkarmıyor, aşağıdaki haber bunu destekler nitelikte;


Tünel Depremi!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce gerçekleştirilen ‘7 Tepe 7 Tünel’ projesi kapsamında yapılan tünel kazıları adeta orta şiddette bir deprem etkisi yarattı. Tünelin geçtiği güzergâhlarda bulunan 150’nin üzerindeki binada çalışmaların başlamasıyla birlikte, çatlaklar ve göçmeler oluştu.

Evlerinin kolonları çatlayan, fayansları ve mermerleri yerlerinden sökülen vatandaşlar korku içinde olduklarını belirterek, “Kapılarımız camlarımız kapanmıyor. Depremin yapamadığını bunlar yaptı” dedi. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise 10 ekibin hasarlı binalarda onarım ve güçlendirme çalışması yaptığını bildirdi.

“6 aydır gece gündüz korkunç bir gürültü arasında korkarak yaşıyoruz. Apartmanın dış kapısı binada meydana gelen kayma nedeniyle kapanmıyor. Camlar ve fayanslar kırıldı. Alt komşumun balkonu çökmek üzere. Salonumdaki duvarda ve kolonlarda çatlaklar var. Dilekçeler verdik, şikayet ettik ama gelip sadece kontrol edildi. Yarın bir deprem olsa hesabını kim verecek.” diyor Harbiye Ölçek Sokak’taki 118 numaralı binada yaşayan Gültaç Horasan. Horosan’ın sözleri tünel yolları inşaatının yapıldığı bölgede oturanların ortak tepkisi.
Tünel inşaatına maruz kalan sokaklarda onlarca binada hasar meydana geldi. Kimi binalar bitişiğindeki yapıyla ayrıldı, kimilerinin merdivenleri ve kolonları patladı. Evlerde de fayanslar ve mermerler yerlerinden çıktı. Birçok binanın kapı ve pencereleri meydana gelen kayma yüzünden kapanmaz durumda.

Sıva yapıp gidiyorlar

Çalışmalardan en çok etkilenen bölgelerden biri de Harbiye’deki Ölçek Sokak. Bomonti-Dolmabahçe Tüneli’nin güzergâhındaki binalar arasında çatlama oluşmayan bina neredeyse yok. Hasar öyle boyuta ulaşmış ki, 123 numaralı binada projeyi üslenen firma çelik konstrüksiyonla güçlendirme yapıyor. Binanın her yanını çelik profiller sarmış durumda. 150 numaralı binanın zemin katlarındaki görünüm de deprem sahnelerini andırıyor. Zeminde deprem yarıklarını hatırlatan çatlamalar oluşan binadaki 1 ve 2 no’lu dairede de tadilat yapılıyor. Kolon ve kirişlerdeki çatlaklar sıvayla kapatılmış. Tuvalette yer fayansları patlamış, yerde çukurlar oluşmuş. Dairelerin sahibi İbrahim Karaboğa, çalışmalarda temelin es geçilmesinden şikayet ederek, “Temele dokunmuyorlar. Yıkılan çatlayan yerleri sıvayıp, boya yapıp gidiyorlar” dedi.

Bölgedeki Ergenekon Mahallesi Muhtarlığı’nın zemininde bile çatlak var. Muhtarlık görevlileri ne Şişli Belediyesi ne de Büyükşehir’den ilgilenen olmadığından yakınıyor.

Güçlendirme çalışmaları için 644 bin YTL

Belediye yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Kağıthane-Piyalepaşa Tünel Hattı’ndaki çalışma Talatpaşa Mahallesi’ndeki çok sayıda binada çatlaklara ve kırılmalara neden oldu. Keskingil, Savaş, Ersoy, Karakoç, Semaver, Yeşiltepeve Semavi ve 63 sokaklarındaki 57 binada küçük, 5 binada orta derece hasar meydana geldi. Mahalledeki 4 bina için çökme tehlikesi nedeniyle tahliye kararı alındı ve bina güçlendirmelerinin yanı sıra zeminde iyileştirmeler yapıldı.

Bomonti-Dolmabahçe hattı da, Harbiye Eşref Efendi, Dericiler, Çimen ve Ölçek sokaklarındaki 93 binada çatlaklara neden oldu. Bölgedeki 20 binada tadilat çalışmaları tamamlandı. Yetkililer, çalışmalarının yapıldığı her 10 metrede bir titreşim cihazlarıyla ölçüm yapıldığını, deformasyonların tespit edildiğini bildirdi. Yetkililer, halen 10 ekip (80 kişi) tarafından yürütülen bakım, onarım ve güçlendirme çalışmasına bugüne kadar 644 bin YTL harcandığını kaydetti.
 
...


saygıyla...
 
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com

XHTML | CSS | Aero79 design by Bloc Bu Sayfa 0.453 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu