Forum arrow Genel Amaçlı Forumlararrow Duyarsız Kalma İsyan Et....arrow Haydarpaşa Dönüşüm Projesi
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Bulutsuzluk Özlemi Bilgi Paylaşım Forumu
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Haydarpaşa Dönüşüm Projesi  (Okunma Sayısı 1012 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 511



« : 28 Şubat 2007 03:45:49 »

Anadolu'nun İstanbul'a giriş kapısı olan tarihi Haydarpaşa Garı ve çevresi, Anadolu coğrafyasının insanlarına ve İstanbullulara kapatılıyor. Yüzyıldır bir çoğumuzundenizi ve İstanbul'un o efsanevi siluetini ilk kez gördüğümüz, henüz görmemiş olsak bile görkemini o nahif yerli filmlerden birinde mutlaka duyumsadığımız anılarımızın mekanı Haydarpaşa Garı'nı da içine alan yaklaşık 1.000.000 m²lik alan,
"Dünya Ticaret Merkezi" adı altında; IMF direktifleri ve ekonominin borç ödeme çarkının dönmesi bahanesi ile dünyanın varsıl emlak piyasası emrine sunuluyor.5-10 milyar dolarlık bir nakit akışı için; dünyanin en özel silüetine, her türlü yasa ve yönetmelik, bilimsel ve etik kurallar hiçe sayılarak 7 adet gökdelen diken ve İstanbul'un ve Anadolu'nun demiryolu ve deniz ulaşımı bağlantısını, daha önemlisi anılarını ve tarihi-kültürel Simgelerini yok eden bu özelleştirme projesinin: Dünya mirası İstanbul'un doğal tarihi ve kültürel zenginliğine
sahip çıkan ve bu değerlerin kısa süreli ekonomik çıkarlar uğruna talan edilmesine izin vermeyecek olanların dayanışması ile engellenebileceğini biliyoruz.

TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi

Duyarlı olan tüm arkadaşlara duyurulur...
saygıyla...

« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2008 03:08:22 Gönderen: puratu » Logged

puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 511



« Yanıtla #1 : 01 Mart 2007 14:20:55 »

az önce gazetede okudum
'danıştay 10. daire, tcdd' nin özelleştirme kanunu ve Anayasa kapsamı dışında, özelleştirmesine neden olduğu gerekçesiyle, yüksek planlama kurulunun (ypk), tcdd ana statüsünü değiştiren kararın yürütmesini durdurdu.
buna göre, haydarpaşa garı ve limanı' nı da kapsayan özelleştirme projeleri uygulanmayacak. kararda, tekel niteliğindeki kamu kurumlarının mal, hizmet ve üretim faaliyetlerinin yasa kapsamı dışında özelleştirilemeyeceği, yerli veya yabancı gerçek ve tüzel kişilere devredilemeyeceği vurgulandı.'
istanbul' un aydınlık yüzü haydarpaşa zorlu bir dönemeci atlattı, bizlerede rahat bir nefes aldırdı bakalım akabinde neler olacak, izliyorum...

saygıyla...
« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2008 03:09:07 Gönderen: puratu » Logged

puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 511



« Yanıtla #2 : 07 Haziran 2007 19:51:06 »

Yüzyıllık yalnızlık: Haydarpaşa

Yola düşünce insan, ya denizi hareket zemini olarak kullanır ya da kara toprağı ve artık sıklıkla havayı. Hava taşımacılığı kısa, pragmatiktir. Masmavi enginlerde ise alternatifiniz çok değildir. Gemi, tekne, belki de mütevazı bir kayık. Nihayetinde herhangi bir 'ıslanmamayı sağlayıcı' deniz vasıtası. Kavisli abanozların birbirine sıkıca rabtedilmiş versiyonudur sizi ve hislerinizi sırtlayan.

Hikâyesi
Şimdi bakalım Haydarpaşa'mızın hüzünlü, sevinçli, acı-tatlı macerasına. 1908 yılının sonbaharı, İstanbul-Bağdat demiryolu hattının başlangıç noktası olarak inşa edilen tren garı. Peki ne kadar zamanda yapılmış? Sadece iki yıl. 20. yüzyılın başları için epeyce kısa bir süre. Garın isminin neden Haydarpaşa olduğuna gelince, müzisyenliği ve pasifliğiyle bilinen 3. Selim'in paşalarından Haydar Paşa'nın adı verilmiş. Nasıl, niçin bilen yok, bilmeyen de söyleyemiyor. İnşaatı, Anadolu Bağdat ismi altında bir Alman şirketi üstlenmiş sevimli ve köhne garımızın. Mimarları Otto Ritter ve Helmut Conu, tahmin edilebileceği gibi iki Alman. ll. Abdülhamit'in tercihini Almanlar yönünde kullanma sebebini de söylemeye gerek yok.

Fakat İtalyan dostlarımızdan bahsetmezsek darılırlar: Bina yapımı esnasında İtalyan taş ustaları da yardımda bulunmuşlar. Takvimler 1917'yi gösterdiğinde dokuz yaşındaki ihtişamıyla baştan çıkarıcı çocuğumuzu büyük bir felaketin ortasında buluyoruz. I. Dünya Savaşı dolayısıyla cephanelik olarak kullanılan gar, sabotaj sonucunda çıkan yangınla büyük hasar görüyor. Ne mutlu ki imdadına yetişiyor çok geçmeden çiçeği burnunda devletimizin erkanı. Ve bu tadilat, tamirat neticesinde bugünkü heybetli, asil tavrını takınıyor Haydarpaşa. Tıpkı Marquez'in destanlaştırdığı 'yüzyıllık yalnızlığına' ev sahipliği yapan İstanbul gibi:
'İçimde tüten bir şey; hava, renk, feza, iklim,/O benim zaman mekân aşıp geçmiş sevgilim/Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur/Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur...'

Haydarpaşa İstanbul'un narin bir fihristidir; hali, sözü, tavırlarıyla. İstanbul gibi yalnızdır, yalnızlığı tekliğindendir. Gündüzün hükümdarı aya tahtını teslime ettiği zaman kimsesizliği katmerlenir, buram buram hicran kaplar yüreğini. Gecesi ışıl ışıldır ve vakit ilerlediğinde uykusu mışıl mışıl. O talihsiz bir Külkedisi'dir, saatler 12'ye yaklaştığında tasalanır. Korkulan an geldiğindeyse kaçar, uzaklaşır birden. Nereye? Tabii ki geldiği, haliyle özlemini daima hissettiği yere.
Dönelim sürprizlere gebe serüvenimize... Ne garip bir talihtir ki, kadim tren garımızın peşini facialar bırakmamış. Planlar 1979 senesi için yapılmaya başlandığında Haydarpaşa açıklarında Independenta adlı tankerin bir gemiyle çarpışmasıyla sıcaktan ve patlamanın şiddetinden dolayı Linneman Usta'nın süslediği kurşun vitraylar hasara uğramış. Aslına uygun olarak yeniden onarılan binanın dört dış cephesiyle iki kulesinin restorasyonu ancak 83 sonlarına doğru tamamlanabilmiş.

Yerli Manhattan

Haydarpaşa'nın nadide konumu ve değeri geç de olsa yetkililerce fark edildi. Devlet Demiryolları yönetimi gerek mali gerek alan açısından Galataport'tan daha büyük bir girişimde bulundu: "Haydarpaşa Garı ve Limanı Dönüşüm Projesi". Proje, yap-işlet-devret modeliyle ihale edilecek. İhaleyi kazanacak grup, Haydarpaşa'ya 'Yerli Manhattan'ı inşa edecek ve 49 yıl işletecek. Proje için 7 milyar dolara varan yatırım yapılması planlanıyor.

Devlet Demiryolları'nın mülkiyetindeki Haydarpaşa Garı ve Limanı'nın, New York'un gökdelenleriyle ünlü 'Manhattan'ı haline dönüştürülmesi projesinde önemli bir aşama kaydedildi. Haydarpaşa projesi için, Devlet Demiryolları Yönetim Kurulu toplantılarında üç alternatifli ihale modelini masaya yatırdı. 1 milyon metrekarelik alana kurulacak 'yerli Manhattan' ile, Telekom ve Tüpraş ihalelerinde ikinci sırada kalan Çalık Grubu, yakından ilgileniyor. Grubun, Devlet Demiryolları'na sunduğu projede, gökdelenler, alışveriş merkezleri, beş yıldızlı oteller ve yat limanlarının bulunması öngörülüyor.
Programa verilen başka bir ad Dünya Ticaret Merkezi. Gar ve liman çevresine New York'da 11 Eylül saldırılarıyla yıkılan ikiz kulelerin benzerlerinin inşa edilmesi düşünülüyor. Bu proje 5234 sayılı kanuna eklenen geçici maddeler ile hayata geçirilecek.

Ziyaret edip halini hatrını sorup bir çayını içmek zor değil Haydarpaşa'nın. Avrupa yakasındaysanız Beşiktaş'ın Barbaros iskelesinden biner, Kadıköy'de inersiniz. Eğer Suriçi'ndeyseniz Eminönü'nün yaşlanmış vapurları sizi alıp Haydarpaşa'nın denizden eteğine ulaştırmaktan çekinmeyecektir. Sonra iskeleden kıyıyı takip ettiğinizde kucak açacaktır martı çığlıklarının ziyafeti. Nice yağmurlarla yıkanmış kaldırımı adımlarsanız, karşınıza sisler bulutlar ardında çıkacaktır. Gri ile kahverenginin tahterevalli oynadığı büyülü tren garı elbette sizi hoşgeldinlerle karşılayacaktır iki kule, asude kemerler ve yüzlerce penceresiyle. Hele bir de hava güneşliyse sözü Baudelaire'e teslim etmekten başka çare yoktur:
'Ve bir şair misali kentlere indiği an
Güneştir tüm iğrençlikleri soylulaştıran
Gürültüsüz, uşaksız, girip bir kral gibi
Işıtır tüm sarayları, hastaneleri...'
İğrençliklere bile asalet veren güneş, Haydarpaşa'yı öylesine süsleyecektir ki hayranı olacaktır şüphesiz, güzelliği dillere destan Anka kuşu dahi, Kaf dağının arkasında...

alıntıdır...

saygıyla...









« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2008 03:09:37 Gönderen: puratu » Logged

h2o
B.Ö Üye ***
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 104

.......


« Yanıtla #3 : 07 Haziran 2007 21:44:28 »

kadıköyün uzaktan da olsa güzel  gözüken bence tek yeri diyebilirim.yazık olur orası da giderse
« Son Düzenleme: 05 Ağustos 2008 03:10:05 Gönderen: puratu » Logged

sevda bir ateş bulmuştu sende...iyi ki doğdun...
puratu
Global Moderator
B.Ö Üye *****
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 511



« Yanıtla #4 : 05 Ağustos 2008 03:40:40 »

‘Haydarpaşa yok olur’



Tarihi Haydarpaşa Garı’nı da içine alan 110 hektarlık alanda 70 katlı çok sayıda gökdelenin yapılmasının önünü açan “Haydarpaşa Manhattan” projesi için ilk ihale önceki gün yapıldı. Projeye karşı çıkan ve ihalenin, tek katılımcı olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştiraklerinden Bimtaş AŞ’ye verilmesine tepki gösteren Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Eyüp Muhcu, ihalenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

İlk kez 2004’te gündeme gelen ve bugüne kadar AKP hükümetinin bir projesi olarak kamuoyuna sunulan Haydarpaşa Manhattan Projesi’ne İBB, önceki gün yaptığı ihaleyle dahil oldu.

İBB Şehir Planlama Müdürlüğ’nün söz konusu işle ilgili açtığı “1/5000 ölçekli Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı (KANİP) ve 1/1000 Ölçekli Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası (KAUİP) ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına Yönelik Analitik Etüdler, Danışmanlık ve 3-Boyutlu Kent Modelleme” ihalesinde süre 120 gün olarak belirlendi.

İhale şartnamesine göre yüklenici firma, söz konusu iş için 8 şehir plancısı, 2 mimar, 2 harita mühendisi, 1 peyzaj mimarı, 1 sosyolog ve 1 sanat tarihçisi çalıştıracak.

İBB: İhaleyi biz açmadık

17 Eylül 2004’te kabul edilen 5234 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un geçici 5. maddesiyle, Haydarpaşa ve çevresiyle ilgili devir ve imar yetkisini hükümet üzerine almıştı. İBB Basın Danışmanlığı yetkilileri ihale konusu işin Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’na ait olduğunu, yapılan bir protokol gereği ihaleyi İBB’nin yaptığını belirterek, ihale bedelinin bakanlık tarafından ödeneceğini söylediler. Söz konusu işin tarafı olmadıklarını da ileri süren yetkililer, açık ihaleye sadece, İBB’nin bir şirketi olan Bimtaş AŞ’nin teklif verdiğini, teklif zarfının ise teklif dosyası incelendikten sonra açılacağını söylediler.

Yağma projeleri durdurulsun

“Haydarpaşa Dayanışması” bileşenlerinden Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin başkanı Eyüp Muhcu, bölge ile ilgili koruma amaçlı nâzım imar planı hazırlanmadan ihale açılmasının mümkün olmadığını dile getirerek “İhalenin hukuki dayanağı yok. İBB, 5 ve 6 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları, Kadıköy ile Üsküdar Belediyesi, TCDD Bölge Müdürlüğ’ne yazı yazarak bilgi isteyeceğiz. Gerekirse ihalenin iptali için yargıya da başvuracağız” diye konuştu.

SİT alanı ilan edilen Haydarpaşa garı ve liman bölgesine silueti bozacak bir proje uygulanmasına UNESCO’nun da karşı çıktığını anımsatan Muhcu, bu yağma girişimlerinden vazgeçilmesini istedi. Muhcu, buraya uygulanacak Manhattan benzeri bir projenin geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açacağını, kamu kaynaklarının da boşa harcanmış olacağını vurguladı.


‘Haydarpaşa Manhattan’ için ilk adım atıldı

Meslek odaları karşı çıkıyor

Haydarpaşa bölgesinde yapılacak projenin detayları bugüne kadar net olarak açıklanmadı. Meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları yetkililerin tatmin edici açıklama yapmasını isterken, projeyle birlikte Kadıköy ve Üsküdar’a gelecek yaklaşık bir milyon insanı bölgenin kaldırmayacağını, altyapının yetmeyeceğini, tarihi dokunun elden gideceğini savunuyor. Şehir plancıları yüksek ve geniş binaları içeren projenin, İstanbul’un silüetini ezeceğini, zeminin sağlamlaştırılması için çakılacak kazıkların bölgeyi tahrip edeceğini iddia ediyor.

...

Karar durdurulduğu süreçten sonra ağır ağır işlevi azaltılan, tabir yerindeyse çürüğe çıkarılmaya çalışılan Haydarpaşa için sessizce düğmeye basıldı..
Muhsin Ertuğrul sahnesini alkışlarla değil dozerle yıktıranlar sırayla planladıklarını hayata geçirmeye devam ediyor...
Yıllardır silüeti bozmadığı iddia edilen Gökkafesi, o muhteşem İstanbul silüetinde rahatsız edici olarak gördüğümden, yukarıdaki modellemeye bakamıyorum bile... Hemde tam Haydarpaşa'nın ay ve güneş ile beraber İstanbul'u beklediği yerde...

saygıyla..
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com

XHTML | CSS | Aero79 design by Bloc Bu Sayfa 0.172 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu

Giriş Formu

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Aktivasyon maili gelmediyse buraya tıklayınız!!

Bulutsuzluk Senfoni

Bulutsuzluk Senfoni (2004) Ada Müzik 2004... Bulutsuzluk Özlemi - Bulutsuzluk Senfoni






  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • fresh color
  • warm color